1968 Türkiye Güzeli Sevgi Can Danlı'nın Duygusal Anları
Magazin

1968 Türkiye Güzeli Sevgi Can Danlı'nın Duygusal Anları

2

Geçmiş yılların tanınmış simalarından, 1968 Türkiye Güzeli Sevgi Can Danlı'nın son günlerdeki yaşamına dair detaylar magazin gündemini meşgul ediyor. Genetik bir rahatsızlık olan Huntington hastalığı nedeniyle zamanla hareket kabiliyetini büyük ölçüde yitiren Danlı, günlük yaşamını tek başına idame ettirmekte güçlük çekmesi üzerine devletin şefkatli kucağı olan Darülaceze'ye yerleşti. Bu zorlu süreçte, ünlü oyuncu Tolga Mendi'nin Darülaceze'ye yaptığı ziyaret, Sevgi Can Danlı'nın geçmişine dair samimi anılarını ve güzellik kraliçesi seçildiği döneme dair duygularını yeniden gün yüzüne çıkardı.

Oyuncu Tolga Mendi, Sevgi Can Danlı ile gerçekleştirdiği bu anlamlı buluşmadan bir kesiti sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaşarak, güzellik kraliçesinin yaşadığı süreci ve duygusal anlarını gözler önüne serdi. Mendi'nin yönelttiği, 'O günleri özlüyor musun?' sorusuna Sevgi Can Danlı, geçmişteki parlak günlerine duyduğu özlemi açıkça dile getirdi. Danlı, "O zamanlar her şey çok başkaydı, sahne ışıkları altında olmak bambaşka bir duyguydu. Keşke o günlere yeniden dönebilsem, Türkiye güzeli seçildiğim o anları tekrar yaşayabilsem" şeklinde konuştu. Tolga Mendi ise Danlı'ya nazikçe, "Zaten o unvanı fazlasıyla hak etmiştin, o dönemde de seçildin" diyerek teselli verdi.

Sevgi Can Danlı'nın hayat hikayesi, henüz 18 yaşındayken, 14 Şubat 1950'de Balıkesir'in şirin ilçesi Manyas'ta dünyaya gelmesiyle başlıyor. Altı kardeşin en büyüğü olan Danlı'nın babası mesleğini eczacılıkla icra ederken, annesi ev işleriyle ilgilenen bir hanımefendiydi. Aile, 1953 yılında Balıkesir'de yaşanan yıkıcı deprem felaketinde bir evlatlarını kaybetmenin acısıyla İstanbul'a taşınarak Mecidiyeköy'e yerleşti. İstanbul'da şekillenen çocukluk ve gençlik yılları boyunca Danlı, orta öğrenimini Nişantaşı'nda tamamladıktan sonra eğitimine Kadıköy Kız Lisesi'nde devam etti. Lise eğitiminin son senesinde, henüz 18 yaşını yeni doldurmuşken, dönemin en popüler gazetelerinden Hürriyet'in 1968 yılında düzenlediği güzellik yarışmasına katılarak tüm dikkatleri üzerine çekti ve jüriyi etkileyerek birinciliği elde etti.

Türkiye Güzeli seçilmesinin ardından Sevgi Can Danlı, sinema dünyasının kapılarını araladı. Dönemin efsanevi oyuncularından Yılmaz Güney ile birlikte iki önemli filmde başrol oynayarak Yeşilçam'da kısa süreli bir kariyer inşa etti. Ancak, sinemanın yoğun ve yorucu çalışma temposunun kendisine uygun olmadığına karar vermesi üzerine oyunculuk kariyerine nokta koydu. Ardından evlenen Danlı, ne yazık ki evlilik hayatında da maddi zorluklar yaşayarak ilişkisini sonlandırmak durumunda kaldı. Boşanmasının ardından hayatına yeni bir sayfa açmak isteyen Danlı, bu kez ticarete atılarak Bağdat Caddesi'ne taşındı ve Aksaray'da kendi halı dükkanını açtı. Ancak hayatın Danlı için bambaşka planları vardı. Genetik bir miras olan Huntington hastalığının ilerlemesiyle birlikte Danlı'nın yaşamı kökten değişti. Hareket kabiliyetindeki ciddi azalmalar nedeniyle günlük yaşamını idame ettirmekte zorlanınca, yaklaşık dört yıldır Darülaceze'de yaşamını sürdürmeye başladı. Danlı, daha önce hastalığıyla ilgili yaşadığı çaresizliği şu sözlerle ifade etmişti: "Kendi başıma hayatımı sürdürebilmek gönlümden geçen. Fakat aileden gelen bu hastalık yüzünden el ve ayaklarımdaki koordinasyonu kaybettim. Yürümekte bile güçlük çekiyorum. Her geçen gün hareketlerim kısıtlanıyor. Yediğim şeyler üzerime dökülüyor, kendi kendime yetemiyorum." Sevgi Can Danlı'nın geçmişteki ihtişamı ile şimdiki yaşamı arasındaki tezat, Tolga Mendi ile yaptığı sohbet vesilesiyle bir kez daha gözler önüne serildi.

Paylaş

İlgili Haberler