2000 Yıllık Sır Çözüldü: Vezüv Küllerinden Çıkan Tabletler Okunabilir Hale Geldi
İki bin yıl önce, M.S. 79 yılında yaşanan korkunç Vezüv Yanardağı patlaması, antik Herculaneum kentini ve içindeki zenginlikleri adeta zamanın donmuş bir karesine hapsetti. Bu felaketin ortasında kalan, o dönemde Julius Caesar'ın kayınpederine ait olduğu düşünülen görkemli bir villanın kütüphanesi de, kömürleşmiş parşömen tomarları halinde küllerin altında kaldı. Bu parşömenler, fiziksel olarak en ufak bir temasta bile toz olup dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğundan, içerdiği bilgiler binlerce yıl boyunca bir sır perdesi ardında gizemini korudu. Ancak modern bilimin ve teknolojinin imkanları, bu antik sırları gün yüzüne çıkarmak için devreye girdi.
Uluslararası bir araştırma girişimi olan 'Vezüv Meydan Okuması' (Vesuvius Challenge), yapay zeka algoritmaları ve gelişmiş X-ışını görüntüleme tekniklerini bir araya getirerek, bu kırılgan hale gelmiş antik metinlerin dijital ortamda incelenmesini sağladı. Bilgisayar bilimcileri ve arkeologlardan oluşan ekipler, parşömenlere zarar vermeden, adeta içlerini 'röntgenleyebilmek' amacıyla güçlü parçacık hızlandırıcıları ve senkrotron ışınlarından faydalandı. Bu teknolojik sıçrama sayesinde, daha önce defalarca denenmiş ancak üst üste binmiş katmanlar nedeniyle okunamayan parşömenler, artık anlaşılır bir forma kavuştu.
Bu yenilikçi yöntemlerle, özellikle PHerc. 1667 olarak bilinen bir parşömenden, 1.5 metre uzunluğunda kesintisiz ve Yunanca bir metin başarıyla deşifre edildi. Benzer şekilde, PHerc. 172 numaralı başka bir parşömenden de 70'ten fazla sütunluk metin gün ışığına çıkarıldı. Bu metinlerin ilk analizleri, parşömenlerin M.Ö. 2. veya 3. yüzyıla ait olduğunu ve Stoacı felsefenin etik ve insan davranışları üzerine odaklanan bir incelemesini içerdiğini ortaya koyuyor. Bu keşif, erken Stoacı düşünceye dair elimizdeki en değerli kaynaklardan biri olma potansiyeli taşıyor.
Araştırmanın heyecan verici bir diğer bulgusu ise, kurtarılan metinlerde Stoacı ekolün önemli filozoflarından Chrysippus'un öğrencisi ve yeğeni Aristocreon'un isminin geçmesi. Chrysippus'un kendi eserlerinin büyük çoğunluğunun günümüze ulaşmadığı düşünülürse, bu keşif, antik felsefe tarihinin karanlıkta kalmış yönlerini aydınlatma konusunda büyük bir adım niteliğinde. Ayrıca, aynı araştırma kapsamında Philodemus'un 'Tanrılar Üzerine' adlı eserinin bilinmeyen 8. cildine de ulaşıldı. Herculaneum'da hâlâ açılmayı bekleyen 600'den fazla el yazması bulunurken, yapay zeka ve arkeolojinin bu etkileyici iş birliğinin, tarihin tozlu sayfalarından daha nice sırları gün yüzüne çıkaracağı öngörülüyor.