2027'de Rekor Sıcaklıklar Kapıda: Güçlü El Niño Geliyor
Yaşam

2027'de Rekor Sıcaklıklar Kapıda: Güçlü El Niño Geliyor

1

Bilim dünyası, Pasifik Okyanusu'nda gözlemlenen ve küresel iklim üzerinde önemli etkileri bulunan El Niño doğal fenomeninin 2026 yılı sonunda eşi benzeri görülmemiş bir güçle zirveye ulaşabileceği yönündeki tahminleri tartışıyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından yapılan analizler, bu güçlü El Niño'nun 2027 yılı boyunca dünya genelinde hava koşullarını daha da belirgin bir şekilde etkileyerek küresel sıcaklıkları rekor seviyelere taşıyabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu durumun kuraklık, şiddetli yağışlar, uzun süreli sıcak hava dalgaları ve orman yangını risklerini artırabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Meteoroloji ve iklim bilimi alanındaki önde gelen kurumların son değerlendirmeleri, mevcut El Niño döngüsünün modern ölçüm kayıtlarındaki en güçlü El Niño olaylarından biri olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Birleşik Krallık'ın saygın meteoroloji kuruluşu Met Office'in Uzun Vadeli Tahminler Departmanı Başkanı Prof. Adam Scaife, yaptığı açıklamada, bu olayın öngörülemeyen bir seviyede olduğunu ve daha önce hiç bu denli güçlü bir El Niño sinyaliyle karşılaşmadıklarını belirtti. NOAA'nın 1950'li yıllara dayanan veri setini inceleyen uzmanlar ise, mevcut El Niño'nun en güçlü El Niño olma olasılığını yüzde 69 gibi yüksek bir oranla değerlendiriyor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda yaşanabilecek iklimsel değişimlere karşı küresel çapta hazırlıklı olunması gerektiğini gösteriyor.

El Niño, Pasifik Okyanusu'nda ortalama olarak 2 ila 7 yıllık periyotlarla tekrarlayan doğal bir iklim döngüsünün sıcak fazı olarak tanımlanıyor. Normalde doğudan batıya doğru esen alize rüzgarlarının zayıflaması sonucu, okyanusun batı kesimlerinde biriken ılık sular, Orta ve Doğu Pasifik bölgelerine doğru yayılmaya başlıyor. Bu sıcak su kütlesinin hareketi, okyanustan atmosfere aktarılan ısı enerjisi miktarını değiştiriyor ve atmosferdeki hava akımları ile yağış düzenlerini etkiliyor. Sonuç olarak, dünyanın farklı coğrafyalarında kuraklıkların şiddetlenmesi, aşırı yağışların görülmesi veya sıcaklıkların beklenenin üzerine çıkması gibi iklimsel sapmalar yaşanabiliyor. Ancak bu yılki El Niño'nun olağanüstü bir hızla güçlenmesi ve mevcut kayıtların en güçlüsü olma potansiyeli, onu önceki döngülerden ayırıyor.

Miami Üniversitesi'nden iklim bilimci Emily Becker, Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey sularının normalden daha sıcak seyretmesinin ve bu durumun birkaç ay boyunca devam etmesinin, bölgedeki bulut oluşumunu ve fırtına aktivitesini değiştirdiğini vurguluyor. Bu yerel değişimin, küresel atmosferin tamamında domino etkisi yaratan zincirleme reaksiyonlara yol açabildiğini belirtiyor. NOAA İklim Tahmin Merkezi'nden Michelle L’Heureux ise, El Niño'nun gücü arttıkça kuraklık, aşırı yağış ve yüksek sıcaklık gibi beklenen etkilerin daha belirgin hale geleceğini ancak her bir hava olayının doğrudan El Niño'ya bağlanamayacağını ekliyor. Bu durum, iklim modellerinin karmaşıklığını ve olayların çok faktörlü doğasını ortaya koyuyor.

El Niño'nun gücünü belirlemede kullanılan Niño 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının, son 30 yıllık ortalamanın yaklaşık 2,6 derece üzerinde seyrettiği gözlemleniyor. İklim modellerinin projeksiyonları, bu sıcaklık farkının Kasım ayında 3,9 dereceye kadar yükselebileceğini öngörüyor. Bu değer, 2015'teki çok güçlü El Niño döneminde kaydedilen yaklaşık 3 derecelik farkı bile geride bırakıyor. Met Office de benzer şekilde, yılın ilerleyen aylarında bu sıcaklık farkının 3 dereceyi aşabileceği tahmininde bulunuyor. İklim bilimciler Zeke Hausfather ve Andrew Dessler'in yaptıkları hesaplamalar, güçlü bir El Niño'nun, insan kaynaklı küresel ısınmanın üzerine geçici olarak yaklaşık 0,3 derecelik bir ekleme yapabileceğini gösteriyor. Bu senaryo altında, 2027 yılında küresel ortalama sıcaklığın, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,76 derece daha yüksek bir seviyeye ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Met Office'ten iklim bilimci Dr. Nick Dunstone, kurumun yaptığı değerlendirmelerde, güçlü El Niño dönemlerinde okyanuslardan atmosfere önemli miktarda ısı transferi gerçekleştiğini ve bunun da küresel ortalama sıcaklıkları yükselttiğini açıklıyor. Bu etkinin, özellikle El Niño'nun kış aylarında zirveye ulaştığı dönemin takip eden yılda daha belirgin hale geldiğini belirtiyor. Bu nedenle, 2027 yılının, mevcut rekor yıl olan 2024'ü geride bırakarak kayıtlara geçen en sıcak yıl olma olasılığının çok yüksek olduğunu vurguluyor. Ayrıca, küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme göre 1,5 derecelik eşiğini geçici olarak aşma ihtimalinin de oldukça kuvvetli olduğunu ekliyor.

İnsan kaynaklı iklim değişikliği ile El Niño arasındaki etkileşim de bilim insanlarının üzerinde durduğu önemli bir konu. Uzmanlar, küresel ısınmanın neden olduğu genel sıcaklık artışlarının, El Niño ile ilişkilendirilen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebildiğini belirtiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), küresel okyanusların giderek daha fazla ısınmasının, iklim sistemine daha fazla ısı ve nem aktardığını, bunun da El Niño ile bağlantılı sıcak hava dalgaları ve sağanak yağışların etkisini artırdığını bildiriyor. NOAA'ya göre ise, daha sıcak bir atmosferin daha fazla nem tutma kapasitesi, El Niño'nun yağış getirdiği bölgelerde yağışların miktarını ve şiddetini artırabiliyor. Aynı zamanda, uzun vadeli sıcaklık artışları, toprakların daha hızlı nem kaybetmesine yol açarak kuraklıkların daha da derinleşmesine neden olabiliyor. Bu faktörlerin bir araya gelmesi, aynı El Niño döngüsünün, daha sıcak bir iklimde çok daha ağır ve yıkıcı sonuçlar doğurabileceği gerçeğini ortaya koyuyor.

Paylaş

İlgili Haberler