AB'nin Yeni Giriş Sistemi Avrupa Turizmini Tehdit Ediyor
Dünya

AB'nin Yeni Giriş Sistemi Avrupa Turizmini Tehdit Ediyor

2

Avrupa Birliği'nin hayata geçirmeyi planladığı yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES), kıtanın turizm sektörü için ciddi endişelere neden oluyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, bu yeni sistemin sınır kapılarında beklenenden daha uzun bekleme sürelerine yol açması durumunda, Avrupa'ya gelecek turist sayısında ve turizm gelirlerinde önemli düşüşler yaşanması öngörülüyor. Yapılan analizler, Schengen Bölgesi'ne girişlerde ortaya çıkabilecek üç ila dört saatlik kuyrukların kalıcı hale gelmesi halinde, yaklaşık 41 milyon potansiyel ziyaretçinin seyahatlerinden vazgeçebileceği ve bunun sonucunda 45,4 milyar dolarlık önemli bir turizm gelir kaybı yaşanabileceği ihtimalini ortaya koyuyor.

Araştırmaya katılan uluslararası seyahat edenlerin görüşleri, uzun ve öngörülemeyen bekleme sürelerine karşı duyulan hassasiyeti net bir şekilde gözler önüne seriyor. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerden 2.500'den fazla kişinin katıldığı anket, yolcuların üçte birinin, Schengen Bölgesi'ne girişlerde düzenli olarak üç saati aşan bir süre beklemek zorunda kalmaları halinde, Avrupa'ya yapacakları seyahatleri erteleyebileceklerini veya tamamen iptal edebileceklerini belirtti. Bu durum, özellikle 2026 yılı için yapılan ziyaretçi tahminleri göz önüne alındığında, sınır geçişlerindeki olası aksaklıkların Avrupa ekonomisi üzerinde milyarlarca dolarlık bir yük oluşturabileceği endişesini güçlendiriyor.

Bununla birlikte, aynı araştırma yolcuların dijital ve biyometrik sınır kontrol teknolojilerine yönelik genel eğilimlerinin olumlu olduğunu da ortaya koyuyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yani yüzde 65'i, EES hakkında bilgi edindikten sonra sistemi desteklediğini ifade etti. Biyometrik sınır kontrollerine karşı olumsuz bir tavır sergileyenlerin oranı ise oldukça düşük, yalnızca yüzde 6 seviyesinde. Yolcuların bu tür yeni sistemlerden beklentileri arasında, sınır güvenliğinin daha üst düzeyde sağlanması, gelecekteki işlemlerin daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi ve sınır kontrollerine olan genel güvenin artırılması gibi unsurlar öne çıkıyor.

Araştırmada dikkat çeken önemli bir diğer bulgu ise, Avrupa Birliği'nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi'ne (EES) yönelik farkındalık düzeyinin henüz yeterli seviyede olmaması. Katılımcıların yarısından fazlası, yani yüzde 55'i, bu sistem hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını veya hiç bilgi almadığını belirtti. Ayrıca, katılımcıların yüzde 49'u, Schengen Bölgesi'ne giriş ve çıkışlarda kendilerinden hangi prosedürlerin beklendiği konusunda belirsizlik yaşadığını ifade etti. Özellikle Birleşik Krallık'tan gelen yolcuların yüzde 39'u, üç saat veya daha uzun süren gecikmelerin seyahat planlarını olumsuz etkileyeceğini belirtirken, bu oran ABD ve Kanada'dan gelenlerde yüzde 33, Avustralya'dan gelenlerde ise yüzde 27 olarak kaydedildi. Yapılan analizler, sınır kuyruklarının sık sık üç saati aşması durumunda, katılımcıların yüzde 33'ünün Schengen Bölgesi'ne seyahat etmekten kaçınabileceğini gösteriyor.

Paylaş

İlgili Haberler