5G Ağ Kurma Hayali Yıkıldı: Binlerce Mülk Sahibi Milyonlarca Liralık Tehlikede
Charlie Ergen'in sahibi olduğu Dish Wireless'ın Amerika Birleşik Devletleri genelinde 5G mobil iletişim ağı kurma hayali, milyarlarca dolarlık yatırıma rağmen beklenen başarıyı yakalayamayarak iflasla sonuçlandı. Bu durum, projenin hayata geçirilmesi için çatılarında, su kulelerinde ve hatta kiliselerinde telekomünikasyon ekipmanları bulunduran binlerce küçük mülk sahibini önemli bir mali ve hukuki tehlikeyle baş başa bıraktı. Şirketin kira ödemelerini durdurması ve ardından iflas koruması istemesiyle, mülk sahipleri hem alamadıkları kiraların hem de geride bırakılan devasa ekipmanların sökülme masraflarının yükünü üstlenmek zorunda kaldı.
Dish Wireless'ın 5G ağını yaygınlaştırma stratejisi kapsamında ülke genelinde 3 binden fazla küçük mülk sahibi ile kira sözleşmesi imzaladığı biliniyor. Bu anlaşmalardan faydalanan ve ek gelir elde etmeyi uman 80'den fazla kilise de bu kapsamda yer alıyordu. Ancak şirketin 5G planlarının düzenleyici kurumlar tarafından incelemeye alınması, kira ödemelerinin aniden durdurulmasına yol açtı. Geçtiğimiz yıl ödemeleri kesen şirket, haziran ayında ise iflas koruması başvurusunda bulundu. Bu gelişme, şirketin bazı bölgelerdeki ekipmanlarını geride bırakarak mülklerden çekilme hazırlığına girmesine neden oldu. Sonuç olarak, bu ekipmanların kaldırılmasına ilişkin masraflar doğrudan mülk sahiplerinin omuzlarına yıkılmış durumda.
Örneğin, Chicago yakınlarındaki Grace Capital'in kurucu ortağı Michael Grace, şirketin Knoxville'de yönettiği 10 katlı bir ofis binasının çatısındaki antenler için sonbahardan bu yana aylık 2.500 dolarlık kira alamadığını belirtti. Ancak asıl sorunun ödenmeyen kira olmadığını vurgulayan Grace, çatıda bulunan ekipmanların kaldırılması için yaklaşık 49 bin dolar (yaklaşık 1.5 milyon Türk Lirası) tutarında bir vinç hizmeti masrafıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Ekipmanı yerinde bırakmanın ise olası bir kazada kendisini hukuki sorumluluk altına sokacağını belirten Grace, şirkete yönelik net bir mesaj vererek, "Artık ödeme yapmak istemiyorsanız sorun değil. Ekipmanınızı alıp gidin" çağrısında bulundu. Bu durum, 5G altyapısı için yapılan milyarlarca dolarlık harcamanın, projenin sonunu getiren bir kabusa dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Dish'in 5G mobil ağına yönelik bu büyük girişimi, şirketin 2020 yılında Sprint'ten Boost Mobile'ı 1.4 milyar dolara satın almasıyla ivme kazanmıştı. Bu hamlenin ardından şirket, ABD'de sıfırdan bir mobil iletişim altyapısı kurma yoluna gitti. İflas dosyalarına yansıyan bilgilere göre, Dish ve bağlı şirketleri 5G altyapısının inşası için yaklaşık 16 milyar dolar harcadı. EchoStar'ın da 2008'den bu yana kablosuz iletişim lisansları için 30 milyar doların üzerinde bir harcama yaptığı düşünüldüğünde, Ergen'in 5G projesine yapılan toplam yatırımın 46 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Proje, özellikle ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) tarafından başlatılan bir soruşturma nedeniyle ciddi engellerle karşılaştı. FCC Başkanı Brendan Carr, şirketin mobil ağı için gerekli yatırımları yeterince yapıp yapmadığını araştırmaya başlayınca, Dish bu durumu "varoluşsal bir tehdit" olarak nitelendirdi. Ardından Ergen, kablosuz spektrum varlıklarını AT&T ve SpaceX'e yaklaşık 40 milyar dolara satmayı kabul etti, bu satışlar soruşturmaların sonlanmasını sağladı ancak şirketin kablosuz operasyonlarını tasfiye etmesini ve iflas sürecine girmesini engelleyemedi. Bu iflas süreci, geride kalan ve farklı noktalara yerleştirilmiş uydu ve baz istasyonu ekipmanlarının yarattığı sorunlar yumağını ortaya çıkardı.
Dish'in iflasıyla birlikte ortaya çıkan en dikkat çekici sorunlardan biri, şirketin yıllar içinde çeşitli lokasyonlara yerleştirdiği ekipmanların akıbeti oldu. Bu ekipmanlar, New York'taki apartman çatılarından Minnesota'daki su kulelerine, California'daki ofis binalarından Wisconsin'deki banka binalarına kadar pek çok farklı yerde bulunuyor. Boston'un batısındaki Needham Congregational Church de bu mülklerden biri. Kilisenin yöneticisi Tom Mollerus'a göre, Dish'ten elde edilen kira geliri kilisenin yıllık bütçesinin yaklaşık yüzde 5'ini oluşturuyordu. Ödemelerin kesilmesi, kilisenin diğer programlarından tasarruf etmesi anlamına gelirken, asıl sorun çatıda bulunan anten ekipmanlarının binaya ekstra yük bindirmesi, bakım çalışmalarını zorlaştırması ve ekipmanın korunması için ek masraflar çıkarması. Kilise, Dish'ten ödenmemiş kira ve gecikme cezaları için yaklaşık 20 bin 300 dolar talep ediyor. Benzer şekilde, New Jersey'deki Community Congregational Church, Dish'ten 87 bin 634 dolar talep ederken, ekipmanların sökülmesi için yaklaşık 39 bin 650 dolarlık bir maliyet hesaplıyor. New York'un Rochester kentindeki Community of the Savior ise yaklaşık 96 bin 924 dolar talep ediyor, ancak Dish'in kendi belgelerinde bu kiliseye olan borcun 9 bin 388 dolar olduğu belirtiliyor. Bu büyük farklar, iflas sürecindeki en büyük sorunlardan birini oluşturuyor: Mülk sahipleri, ne kadar para alabileceklerini ve ekipmanların kaldırılması için yaptıkları masrafların ne kadarının karşılanacağını tam olarak bilmiyor.
Dish'in yaklaşık 9,75 milyar dolarlık tahvillerinin sahipleri şirketin yeniden yapılandırma planını desteklerken, 5G altyapısının kurulumunda rol alan Crown Castle ve American Tower gibi büyük baz istasyonu şirketleri plana itiraz ediyor. Crown Castle, önerilen anlaşmanın kendilerine ödenmesi gereken milyarlarca dolarlık tazminatı ortadan kaldıracağını savunuyor. Küçük mülk sahiplerinin durumu ise çok daha belirsiz. Yaklaşık 40 küçük ev sahibini temsil eden avukat Ivan Gold, temmuz ayında görülen duruşmada, küçük alacaklıların Dish'in tasfiye sürecinde ne kadar para geri alabileceklerini anlamalarının son derece zor olduğunu belirtti ve bu kişilerin "Dish Wireless'ın tasfiye sürecinin kurbanı" haline geldiğini savundu. Bu karmaşık durumun çözümü için Teksas'taki iflas mahkemesinde davayı yöneten Yargıç Christopher Lopez'in, alacaklıların itiraz ettiği Dish yeniden yapılandırma planını değerlendirmesi bekleniyor. Bu kritik tarihin ekim ayı ortalarında olması öngörülüyor.
Dish, küçük mülk sahiplerine ödemelerin tamamının yapılacağı yönünde bir savunma yapsa da, şirketin maliyetlerin önemli bir kısmının, spektrum lisanslarının satışından elde edilen gelirle oluşturulan 2,4 milyar dolarlık FCC fonundan karşılanabileceğini belirtmesi durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Bu fon kapsamında, özellikle küçük mülk sahipleri için 200 milyon dolar ayrılmış durumda. FCC de 30 Temmuz tarihli kararında, fonların ekipmanların "devre dışı bırakılması" ve diğer masraflar için kullanılabileceğini belirtmiş olsa da, mülk sahipleri hâlâ ne kadar ödeme alacaklarını ve bu paranın ne zaman kendilerine ulaşacağını tam olarak bilmiyor. Üstelik, ekipmanların çatılarda beklemeye devam etmesi, yeni kiracılarla anlaşma yapmalarının önünde ciddi bir engel teşkil ediyor. California'nın Fullerton kentindeki First Presbyterian Church'ün tesis yöneticisi Brad Jacobsen, Dish'in sekiz aydır kira ödemediğini belirtirken, asıl büyük sorunun antenlerin hala binada bulunması olduğunu ifade etti. Jacobsen'e göre, ekipmanlar kaldırılmadığı sürece kilise çatıyı başka bir şirkete kiralayamıyor. Bu durum, Dish'in ödemeyi kestiği kira gelirinin kaybının yanı sıra, ekipmanların binadan sökülmesi için yeni bir maliyet kalemi daha oluşturuyor. Milyarlarca dolarlık 5G projesinin geride bıraktığı tablo, yalnızca bir şirketin iflasından ibaret değil; ülke genelindeki küçük mülk sahipleri, alamadıkları kiralar, kaldırılamayan antenler ve ortaya çıkan beklenmedik masraflar arasında ne kadar büyük bir ekonomik kayba uğrayacaklarını hesaplamaya çalışıyor.