6 Yaşındaki Çocuğu Evlendiren Vakıf Kurucusuna Tahliye Kararı
Toplum vicdanında derin yaralar açan ve kamuoyunda büyük tepkilere yol açan bir gelişmeyle, 6 yaşındaki bir çocuğun dini nikahla evlendirilmesi skandalının merkezindeki isimlerden biri olan Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, sağlık sorunları gerekçe gösterilerek tahliye edildi. Daha önce hakkında verilen 18 yıl 9 ay hapis cezası kararı bulunan Gümüşel'in bu yeni kararla birlikte ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılması, adalet sistemine yönelik soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, Yusuf Ziya Gümüşel ve avukatının sunduğu sağlık raporlarını ve Adli Tıp Kurumu'nun değerlendirmesini dikkate alarak bir karar verdi. Mahkeme, Gümüşel'in mevcut sağlık durumunun, tutukluluk halinin devam etmesini gerektirmediği, ancak adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı kanaatine vardı. Bu doğrultuda alınan kararla, Gümüşel'in ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı gibi şartlarla serbest bırakılmasına hükmedildi. Kararın itiraz yolu açık olmakla birlikte, bu gelişme kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Gazeteci Ceylan Sever'in aktardığı bilgilere göre, mahkeme kararında, tutuklama nedenlerinin devam ettiğine işaret edilmekle birlikte, sanığın sağlık durumunun önceliklendirildiği ve bu nedenle tutukluluk yerine adli kontrol önlemlerinin daha uygun olacağı vurgusu yapıldı. Ancak, bu durum, mağdur H.K.G.'nin yaşadığı travma ve adaletin tam olarak tecelli etmesi beklentisiyle çelişiyor. Kamuoyunun bu tür hassas davalarda daha titiz ve vicdani bir yaklaşım beklediği biliniyor.
Öte yandan, kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, bu tahliye kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, karar sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti. Yeni Şafak gazetesine özel bir parantez açan Ünlü, bazı görüş ayrılıklarına rağmen bu konuda gösterilen çabayı takdir ettiğini ifade etti. Bu açıklama, davanın toplumsal ve dini çevrelerde de farklı yankılar bulduğunu gösteriyor. Ancak bu tür kişisel yorumların, davanın ana eksenindeki adaletsizlik algısını değiştirmeyeceği düşünülüyor. H.K.G. davası olarak bilinen bu süreç, çocuğun erken yaşta evlendirilmesi gibi ağır bir suçun, yargısal süreçteki hassasiyetini ve toplumsal etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.