6 Yaşındaki Kız Çocuğunu Evlendiren Tarikat Liderine Müridi Destek Verdi
Türkiye'yi derinden sarsan ve büyük infiale yol açan olayda, 6 yaşındayken babasının rızasıyla evlendirildiği ve cinsel istismara uğradığı belgelenen H.K.G. isimli çocuğun durumuyla ilgili davada önemli gelişmeler yaşandı. İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızı olan mağdurun yaşadığı travma, yargı sürecinin ardından sanıkların cezalandırılmasıyla sonuçlanmıştı. Çocuğun istismarı iddiasıyla yargılanan Kadir İstekli hakkında 36 yıl hapis cezası verilirken, çocuğun babası ve vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'e ise 18 yıl 9 ay hapis cezası takdir edildi.
Dava sürecinde sunulan ses kayıtları ve diğer delillerle istismar eyleminin somut bir şekilde ortaya konulmasına rağmen, mağdur H.K.G.'nin babası Yusuf Ziya Gümüşel hakkında verilen ceza sonrası 'adli kontrol' şartıyla tahliye kararı çıkması kamuoyunda şaşkınlık ve öfkeye neden oldu. Bu kararın ardından birçok sivil toplum kuruluşu ve vatandaş tarafından sert eleştiriler yöneltildi. Yargı sisteminin işleyişi ve çocuk istismarı gibi hassas konulardaki kararların toplumsal vicdanı rahatlatmadığı yönünde görüşler dile getirildi.
Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevinden tahliye edilmesinin ardından, kendisini destekleyen bir grup tarikat mensubu tarafından adeta bir kahraman gibi karşılandığı anlar kaydedildi. Gümüşel'in aracının etrafında toplanan kalabalık, kendisine sarılarak ve gül vererek desteklerini gösterdi. Bu destek gösterisi sırasında, grubun coşkulu bir şekilde 'Tekbir! Allahu Ekber' şeklinde sloganlar atması, olayın vahametini ve toplumsal kutuplaşmayı da gözler önüne serdi. Bu görüntüler, olayın sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal ve dini hassasiyetleri de barındırdığını gösterdi.
Bu tür olaylar, çocukların korunması ve istismarla mücadele konusunda yasal düzenlemelerin etkinliği, yargı kararlarının toplumsal beklentilerle uyumu ve toplumsal bilinç düzeyinin artırılması gerekliliğini bir kez daha gündeme getiriyor. Özellikle çocuk yaşta evlilik ve cinsel istismar gibi insanlık dışı eylemlerin önlenmesi adına hem bireysel hem de kurumsal düzeyde daha sıkı tedbirlerin alınması gerektiği vurgulanıyor. Bu olayın yarattığı infialin, gelecekte benzer durumların yaşanmaması adına önemli bir ders çıkarmayı tetiklemesi bekleniyor.