69 Barodan Tepki: Avukat-Müvekkil Gizliliği İhlali ve Hedef Gösterme Eleştirisi
Gündem

69 Barodan Tepki: Avukat-Müvekkil Gizliliği İhlali ve Hedef Gösterme Eleştirisi

4

Hukuk dünyasında günlerdir yankılanan 'mutlak butlan' kararı sonrası başlayan tartışmalar, yeni bir boyuta ulaştı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının Silivri Cezaevi'ne giriş ve çıkış saatlerine dair sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım, avukatlık meslek örgütleri tarafından sert tepkiyle karşılandı. Bu paylaşım, avukat-müvekkil arasındaki gizliliğin korunması prensibine yönelik ciddi bir ihlal olarak değerlendirildi.

Söz konusu paylaşımın ardından Türkiye genelindeki 69 farklı baro, eş zamanlı ve ortak bir açıklama yaparak duruma müdahil oldu. Açıklamada, avukatların yürüttükleri mesleki faaliyetler gerekçe gösterilerek hedef haline getirilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğu vurgulandı. Barolar, avukat ile müvekkilleri arasındaki sır saklama yükümlülüğünün, yani avukat-müvekkil gizliliğinin, Anayasa ve uluslararası hukuk normlarıyla korunan temel bir hak olduğunu hatırlattı. Bu gizliliğin ihlal edilmesinin, savunma hakkının özüne zarar verdiği belirtildi.

Baroların yayımladığı ortak bildiride, özellikle 'Avukat-Müvekkil Gizliliği İhlal Edilemez' başlığı altında toplanan endişeler dile getirildi. Açıklamada, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmasına karşı her türlü hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceği taahhüdü verildi. Bildiride ayrıca, söz konusu bilgilerin muhafaza edildiği ceza infaz kurumlarındaki sistemlerin güvenliğinden ve veri sızıntısının önlenmesinden öncelikli olarak sorumlu olanın Adalet Bakanlığı ve ilgili kamu makamları olduğu net bir dille ifade edildi. Avukatların bu tür bilgilere yetkililer olmadan erişmesinin veya bunları kaydetmesinin mümkün olmadığına dikkat çekildi.

Metinde, bu durumun bir algı operasyonuyla avukatların sanki bilgileri sızdıranlarmış gibi gösterilmeye çalışıldığı ve bu şekilde mesleğin itibarının zedelenmek istendiği iddiaları da yer aldı. Devletin asli görevinin, bu tür hassas bilgilerin güvenliğini sağlamak ve olası ihlal iddialarını titizlikle soruşturmak olduğu vurgulandı. Barolar, bu tür yayınları yapan basın kuruluşları ve kişisel verilerin korunmasında ihmali veya kusuru bulunan tüm kurum ve kişiler hakkında gerekli yasal takibin yapılacağını kamuoyuna duyurdu. Bu olay, hukukun üstünlüğü ve bireysel mahremiyetin korunması açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Paylaş

İlgili Haberler