ABD, Avrupa'daki Askeri Varlığını Azaltıyor: Transatlantik İlişkilerde Yeni Dönem
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Avrupa kıtasındaki askeri varlığını önemli ölçüde azaltma kararı aldı. Bu kapsamda, stratejik öneme sahip üslerde görev yapan binlerce Amerikan askerinin geri çekilmesi planlanıyor. Kararın, önümüzdeki Cuma günü Brüksel'de düzenlenecek olan NATO Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları toplantısında resmi olarak duyurulması bekleniyor. Bu gelişme, ABD ile Avrupa ülkeleri arasındaki köklü transatlantik ilişkilerde mevcut gerilimleri daha da tırmandırabilecek bir potansiyel taşıyor.
Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, NATO Güvenlik Modeli kapsamında Avrupa'da konuşlandırılmış Amerikan askerlerinin önemli bir bölümü, mevcut görev yerlerinden ayrılacak. Bu karar, Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlama konusundaki sorumluluğunu artırma yönündeki uzun süredir dile getirilen Amerikan politikasıyla paralellik gösteriyor. ABD Başkanı'nın Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması ve kıta güvenliğinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği yönündeki çağrıları biliniyor. Bu yeni adımın, Washington yönetiminin bu konudaki kararlılığını pekiştirdiği yorumları yapılıyor.
Daha önce de benzer sinyaller veren Trump yönetimi, son haftalarda Avrupa'daki Amerikan askeri varlığından yaklaşık 5 bin askeri çekme niyetini kamuoyu ile paylaşmıştı. Hatta Polonya'ya yapılması planlanan bir tugay konuşlandırması da iptal edilmişti. Başkan Trump ve üst düzey askeri yetkililer, Avrupalı müttefikleri, kendi ordularına yeterli finansal kaynak ayırmamakla ve konvansiyonel savunma stratejilerinde büyük ölçüde ABD'ye bağımlı olmakla eleştiriyor. Bu eleştiriler, transatlantik ittifak içinde zaman zaman sürtüşmelere yol açıyor.
Bu asker çekme kararının ardında yatan nedenlerin çeşitlilik gösterdiği düşünülüyor. Sadece savunma harcamaları ve sorumluluk paylaşımı değil, aynı zamanda ABD'nin küresel stratejik önceliklerinin yeniden gözden geçirilmesi de bu kararda etkili olmuş olabilir. Öte yandan, ABD Başkanı'nın bazı Avrupa liderleriyle yaşadığı kişisel veya siyasi anlaşmazlıkların da bu türden stratejik kararlar üzerinde dolaylı bir etkisi olup olmadığı tartışmaları da gündemde yer alıyor. Avrupalı müttefikler, savunma kapasitelerini güçlendirme çabası içinde olduklarını belirtse de, böylesine ani bir askeri çekilmenin güvenlik dengeleri üzerindeki etkileri konusunda endişelerini dile getiriyorlar. Bu durum, Avrupa'nın savunma alanında daha bağımsız bir yol izlemesi gerekliliğini daha da ön plana çıkarıyor.