ABD İstihdam Verileri Küresel Piyasaları Hareketlendirdi, Teknoloji Sektöründe Tedirginlik Sürüyor
Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan ve piyasa beklentilerinin altında kalan tarım dışı istihdam rakamları, küresel finans piyasalarında belirgin bir hareketliliğe neden oldu. Bu verinin, Federal Rezerv'in (Fed) faiz oranlarını artırma konusundaki olası yavaşlamasına işaret etmesi, yatırımcıların risk iştahını genel olarak artırdı. Ancak, özellikle teknoloji sektöründeki hisse senetlerinde gözlemlenen satış baskısı, genel iyimser havayı bir miktar sınırlayarak piyasalarda temkinli bir duruşa yol açtı. Yatırımcıların dikkati, gün içinde açıklanacak olan enflasyon verileri ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) gibi önemli ekonomik göstergelere odaklanmış durumda.
ABD ekonomisinin sağlığına dair ipuçları veren makroekonomik veriler, küresel piyasaların yönünü belirlemede kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Tarım dışı istihdamdaki beklenenin altındaki artış, Fed'in para politikası üzerindeki baskıyı azaltabileceği şeklinde yorumlanırken, bu durum dünya genelindeki borsalarda alım iştahını destekledi. Öte yandan, teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan ve devam eden düşüş eğilimi, genel piyasa duyarlılığını olumsuz etkileyerek riskten kaçınma eğilimini güçlendiriyor. Bu çelişkili durum, yatırımcıları daha dikkatli hareket etmeye itiyor.
Haziran ayına ilişkin açıklanan rakamlara göre, ABD'de tarım dışı istihdamda yalnızca 57 bin kişilik bir artış kaydedildi. Bu rakam, ekonomistlerin tahminlerinin oldukça altında kaldı. İstihdam artışı büyük ölçüde profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda yoğunlaşırken, özellikle eğlence ve konaklama sektörlerinde istihdam kayıpları yaşanması dikkat çekti. Bu durum, sektörler arasındaki dengesiz toparlanmayı da gözler önüne seriyor. Önceki aylara ait verilerde de revizyonlar yapıldı; nisan ayı istihdam artışı 179 binden 148 bine, mayıs ayı ise 172 binden 129 bine çekildi. Bu revizyonlar, genel istihdam trendinin beklenenden daha zayıf olduğuna işaret ediyor.
İşsizlik oranına bakıldığında ise haziran ayında yüzde 4,2'ye gerileyen bir düşüş gözlemlendi. Bu oran, piyasa beklentisi olan yüzde 4,3'ün altında gerçekleşti. Ancak analistler, bu düşüşte iş gücüne katılım oranındaki gerilemenin de etkili olduğunu vurguluyor. İş gücüne katılım oranlarındaki bu düşüşün kısa vadede işsizlik rakamlarını olumlu gösterse de, orta vadede tekrar yükselişe geçerek işsizlik oranını yukarı çekme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor. Bu durum, ekonomik toparlanmanın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
İstihdam raporunun açıklanmasından önce, Federal Rezerv'in ekim ayında faiz artırımına gideceği beklentisi oldukça yüksekti. Ancak açıklanan zayıf veri sonrası, bu olasılık piyasalarda yüzde 82'den yüzde 63'e geriledi. Aynı şekilde, eylül ayındaki faiz artırımı ihtimali de yüzde 67'den yüzde 63'e indi. Bu durum, Fed'in para politikası konusunda daha esnek bir tutum sergilemesine olanak tanıyabilir.
Küresel piyasalardaki bu hareketlilik, jeopolitik gelişmelerden de etkilendi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile görüşmelere ilişkin olumlu ifadeleri ve İran Dışişleri Bakanı'nın barış mesajı, bölgedeki tansiyonun düşebileceği umutlarını artırdı. Katar yönetiminin de dolaylı görüşmelerde ilerleme kaydedildiği yönündeki açıklamaları, Ortadoğu'daki diplomatik çabaların olumlu sonuçlanabileceğine dair beklentileri yükseltti.
Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD Merkez Bankası yetkililerinin para politikasına ilişkin açıklamaları da yakından takip ediliyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, para politikasının henüz tam olarak gevşek olmadığını ve enflasyonun yavaşlaması beklense de önemli belirsizliklerin devam ettiğini belirtti. Bu açıklamalar, Fed'in faiz kararlarında temkinli bir yaklaşım izleyebileceğine işaret ediyor.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri, bu gelişmelerin etkisiyle yüzde 4,45 seviyesine kadar geriledi. Dolar endeksi ise Fed'in faiz artırım olasılığının azalmasıyla yüzde 0,2'lik bir düşüşle 100,8 seviyesine indi. Altın fiyatları ise bu durumdan olumlu etkilenerek ons başına 4 bin 176 dolardan işlem gördü. Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 0,9'luk bir artışla 72,3 dolara yükseldi.
ABD'de 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili nedeniyle piyasalar kapalı olsa da, vadeli işlem sözleşmeleri güne yükselişle başladı. New York borsası, genel olarak karışık bir seyir izledi. Özellikle yarı iletken üreticileri Nvidia ve Micron Technology hisselerindeki düşüşler dikkat çekti. Elektrikli araç üreticisi Tesla'nın hisseleri de, şirketin teslimat rakamlarının beklentileri aşmasına rağmen yüzde 7,49 oranında değer kaybetti. Bu satış baskısı, Dow Jones endeksinin yükselişine karşın Nasdaq endeksinin gerilemesine neden oldu.
Avrupa borsalarında ise yatırımcıların otomotiv, kişisel bakım, sağlık, gıda-içecek, savunma ve ilaç gibi çeşitli sektörlere yönelmesiyle genel olarak pozitif bir hava hakimdi. Şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolar ve yıl sonu beklentilerine dair iyimserlik, Avrupa piyasalarındaki risk iştahını artırdı. Almanya'da varılan reform paketi anlaşması da bu iyimser havaya katkı sağladı. Bu paketle dar ve orta gelirli vatandaşlara yıllık 10 milyar avro tutarında vergi muafiyeti sağlanarak ekonomik büyümenin canlandırılması hedefleniyor. Avro Bölgesi'nde işsizlik oranının mayıs ayında yüzde 6,2'ye gerilemesi de olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Bu gelişmeler sonucunda Avrupa'daki başlıca endeksler (FTSE 100, FTSE MIB, CAC 40, DAX 40) günü artışla kapattı.
Asya borsalarında da benzer şekilde pozitif bir seyir gözlemlendi. Japonya ve Çin'de açıklanan hizmet sektörü PMI verilerinin ekonomik büyümeye dair olumlu bir tablo çizmesi, bölgedeki piyasalarda alım iştahını destekledi. Petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerde seyretmesi de Asya piyasaları için olumlu bir faktör olarak öne çıktı. Bu gelişmelerle Japonya'da Nikkei 225, Güney Kore'de Kospi, Çin'de Şanghay Bileşik ve Hong Kong'da Hang Seng endeksleri günü yükselişle tamamladı.
Borsa İstanbul'da ise dün alış ağırlıklı bir seyir izlendi ve BIST 100 endeksi günü yüzde 0,73'lük bir artışla 14.455,03 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasada önceki kapanışın biraz üzerinde işlem gördü. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak enflasyon verileri ile yurt dışında açıklanacak hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını belirtiyor. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 seviyelerinin direnç, 14.300 ve 14.200 seviyelerinin ise destek olarak izleneceği öngörülüyor.
Ekonomistlerin haziran ayı enflasyon beklentilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) haziranda yüzde 1,04 artması bekleniyor. Bu beklentiye göre, mayıs ayında yüzde 32,61 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 32,17'ye gerileyeceği tahmin ediliyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi ise ortalama yüzde 29 olarak açıklandı.