ABD İstihdam Verileri Piyasaları Nasıl Etkiledi? Fed Faiz Politikası Değişiyor mu?
Ekonomi

ABD İstihdam Verileri Piyasaları Nasıl Etkiledi? Fed Faiz Politikası Değişiyor mu?

2

Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan son istihdam verileri, küresel finans piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Tarım dışı istihdam rakamlarının beklentilerin oldukça altında kalması, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı politikasına ara verebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Bu durum, dünya genelindeki piyasalarda risk alma iştahını artırırken, yatırımcılar yeni haftada açıklanacak enflasyon verilerini ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Enflasyon Raporu'nu yakından takip etmeye başladı.

Geçtiğimiz hafta açıklanan veriler, ABD ekonomisinde istihdam piyasasının beklenenden daha zayıf bir performans sergilediğini ortaya koydu. Temmuz ayında tarım dışı sektörlerde istihdamın 23 bin kişi azaldığı görüldü. Bu rakam, piyasaların 85 bin kişilik artış beklentisinin oldukça altında kaldı. Özel sektör istihdamındaki artış da 44 bin kişi ile tahminlerin gerisinde kaldı. Bu beklenmedik yavaşlama, Fed'in faiz artırımı döngüsünü sonlandırma olasılığını artırdı. Para piyasalarında, yıl sonuna kadar Fed'den ek faiz artırımı beklenmiyor. Özellikle enflasyonist baskılarda bir gevşeme gözlemlenmesi halinde, Fed'in daha yumuşak bir para politikası izleyebileceği spekülasyonları yoğunlaştı. Bu beklenti, riskli varlıklara olan talebi destekliyor.

Analistler, istihdam verilerindeki düşüşte, Haziran ayında başlayan ve Temmuz ayında sona eren Dünya Kupası organizasyonunun ardından özellikle hizmet sektöründeki yavaşlamanın etkili olabileceğini belirtiyor. Bu durumun, genel tarım dışı istihdam rakamlarını aşağı çektiği düşünülüyor. Piyasa katılımcıları, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan ABD enflasyon verilerini büyük bir dikkatle izleyecek. Enflasyonda yaşanacak bir gerileme, Fed'in para politikasına ilişkin şahin duruşunu daha da zayıflatabilir. Bu süreçte, veri öncesinde ve sonrasında piyasalarda oynaklığın artması bekleniyor.

Jeopolitik gelişmeler açısından bakıldığında, piyasalar haftaya daha sakin bir askeri gerilimle başladı. Orta Doğu'da kalıcı bir barış ve istikrar anlaşmasının henüz sağlanamamış olması, jeopolitik risklerin varlık fiyatları üzerindeki etkisini sürdürüyor. ABD yönetiminin, İran'a yönelik askeri operasyonları şimdilik erteleyerek, mevcut yaptırımların ekonomik etkilerinin görülmesini beklediği belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile olan ilişkilerde sessiz ve müzakereye dayalı bir yaklaşım benimsediklerini ifade etmesi dikkat çekti. Trump, İran'ın ekonomik olarak zor durumda olduğunu ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının bu durumu daha da ağırlaştırdığını vurguladı. Bu gelişmelerin yanı sıra, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin toparlanma göstermesine rağmen savaş öncesi seviyelerin altında kalması, petrol arzına ilişkin endişeleri canlı tutuyor ve fiyatların yüksek seyretmesine neden oluyor. Bu karmaşık tablo içerisinde, ABD 10 yıllık tahvil faizleri sınırlı bir yükselişle yüzde 4,66 seviyesinde işlem görürken, dolar endeksi yüzde 0,2 artışla 99,7'ye ulaştı. Altının ons fiyatı ise haftaya negatif bir başlangıç yaparak 4 bin 336 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,4 artışla 83,9 dolarda seyrediyor.

Avrupa borsaları geçen hafta gösterdiği olumlu performansa rağmen yeni haftaya karışık bir başlangıç yaptı. Bölgede ekonomik aktivitenin canlandığına dair işaretler piyasaları desteklemeye devam ederken, yatırımcıların odağında bu hafta açıklanacak önemli ekonomik veriler yer alıyor. Almanya'da enflasyon, İngiltere'de büyüme ve sanayi üretimi, Euro Bölgesi'nde ise sanayi üretimi ve büyüme verileri yakından takip edilecek. Bu verilerin, bölgedeki ekonomik gidişata dair önemli ipuçları vermesi bekleniyor. Öte yandan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, ABD'den düzenli olarak Patriot hava savunma sistemi füzeleri alacaklarını açıklaması da dikkat çeken bir diğer gelişme.

Asya piyasalarında ise ABD ve Avrupa'daki olumlu havanın etkisiyle genel olarak pozitif bir seyir gözlemleniyor. Yarı iletken sektöründeki toparlanma dikkat çekerken, Orta Doğu'daki barış müzakerelerindeki belirsizlikler piyasalardaki risk iştahını sınırlamaya devam ediyor. Çin'de açıklanan enflasyon verileri, beklentilerin altında kalarak yüzde 0,5 olarak gerçekleşti. Üretici fiyatlarındaki artış da yüzde 3,5 ile tahminlerin gerisinde kaldı. Bu durum, Çin ekonomisinde deflasyonist baskıların yeniden ortaya çıkabileceğine dair endişeleri artırdı. Japonya'da ise cari denge, Haziran ayında 92,3 milyar yen açık vererek yaklaşık 1,5 yıl sonra ilk kez negatif bir duruma işaret etti. Bu gelişmelerin etkisiyle Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,8, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,6 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 oranında yükseliş kaydetti.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, geçtiğimiz Cuma gününü hafif düşüşle 13.779,39 puandan tamamladı. Ancak vadeli işlem piyasalarında BIST 30 endeksine dayalı kontratlar yükseliş eğilimini sürdürdü. Yatırımcıların gözü, bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak olan yılın üçüncü Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında olacak. Temmuz ayında enflasyon rakamlarının beklentilerin altında kalması, bu raporun içeriği hakkında ipuçları verecek. Dolar/TL kuru ise haftaya 47,7160 seviyesinden başladı. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 13.700 ve 13.600 puanın destek, 13.900 ve 14.000 puanın ise direnç seviyeleri olarak takip edileceği belirtiliyor. Bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Euro Bölgesi'nden sentix yatırımcı güven endeksi gibi önemli veriler açıklanacak.

Paylaş

İlgili Haberler