ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Mesajı: Savaş Yetkileri Sınırlandı
Amerika Birleşik Devletleri Senatosu, İran'a karşı yürütülebilecek askeri operasyonları sınırlamayı hedefleyen bir yetkilendirme tasarısını kabul etti. Bu gelişme, Başkan Donald Trump'ın İran ile ilgili izlediği politikalar ve aldığı kararlar nezdinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Senato'daki oylamada, Temsilciler Meclisi'nin daha önce aldığı ve Başkan'ın İran'a yönelik saldırı gücünü durdurması yönündeki iradesini yansıtan karar, beklenmedik bir şekilde destek buldu.
Oylama sürecinde, Cumhuriyetçi Parti'den dört senatörün de Demokratların yanında yer alması dikkat çekti. Alaska'dan Lisa Murkowski, Maine'den Susan Collins, Kentucky'den Rand Paul ve Louisiana'dan Bill Cassidy gibi isimlerin desteğiyle, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da bu karar kabul edildi. Ayrıca, Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell'ın sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılması ve Pensilvanya'dan Cumhuriyetçi Senatör Dave McCormick'in oylamaya katılmaması, Demokratların Senato'daki sayısal üstünlüğünü pekiştirmesine olanak tanıdı.
Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, kararın ardından yaptığı açıklamada, ABD halkının Başkan Trump'ın İran politikasındaki olası hataların bedelini ödediğini ifade etti. Schumer, bu durumu, Amerika'nın dış politika tarihindeki en yanlış kararlardan biri olarak nitelendirdi ve bu sürecin gelecek nesiller tarafından da ele alınacağını belirtti. Tasarının yasal olarak tam bir bağlayıcılığa sahip olmasa da, hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'daki bazı Cumhuriyetçi üyelerin, Trump yönetiminin İran ile artan gerilimi ve olası bir savaşa yönelik endişelerini ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Bu oylama, Pentagon'un İran ile olası bir çatışmaya hazırlık amacıyla Kongre'den yaklaşık 80 milyar dolarlık ek bütçe ve mühimmat talebinde bulunduğu bir dönemde gerçekleşti. Senato'nun bu hamlesi, Kongre'nin yürütme organının dış politika ve askeri kararlarındaki rolünü yeniden gündeme getirirken, Başkan Trump'ın tek başına hareket etme eğilimine karşı bir denge unsuru oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. Tasarının sembolik niteliğine rağmen, Beyaz Saray'ın gelecekteki İran politikalarında daha temkinli adımlar atmasına neden olabileceği düşünülüyor.