ABD Siyasetinde Hasan Piker Etkisi: Gençlerin Yeni Gözdesi mi?
Sosyal medyada 'HasanAbi' lakabıyla tanınan Hasan Piker, kendine özgü ve zaman zaman sert bulunan üslubuna rağmen Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi atmosferinde giderek daha görünür bir konuma ulaştı. Özellikle genç seçmen kitlesi tarafından büyük ilgi gören Piker, desteklediği sol ve ilerici eğilimdeki siyasi adayların başarılarında önemli bir rol oynayarak adından söz ettirmeyi başarıyor. Türkiye'de yetişmiş bir isim olan Hasan Piker, popüler yayın platformu Twitch üzerinden gerçekleştirdiği politika analizleri, güncel olaylara dair değerlendirmeleri ve yorumlarıyla ABD siyasetinin gündeminde kendine sağlam bir yer edinmiş durumda.
Piker'in siyasi etkisinin somut bir örneği, Michigan eyaletinde gerçekleşen ön seçimlerde ortaya çıktı. Kendisini 'Demokratik Sosyalist' olarak tanımlayan Abdul El-Sayed'in seçim kampanyasında aktif rol alan Piker, bu desteğiyle El-Sayed'in güçlü rakiplerine karşı zafer elde etmesinde belirleyici bir faktör olarak görüldü. Bu dikkat çekici sonuç üzerine, Amerikan medyasının önde gelen yayın organlarından The Wall Street Journal gazetesi, Hasan Piker'i manşetine taşıdı. Gazete, Piker'in ABD siyasetinde artık görmezden gelinemeyecek bir aktör haline geldiğini, özellikle aşırı sol ve ilerici adayları destekleyerek diğer siyasi aktörlerle zaman zaman çatışma yaşadığını belirtti.
Hasan Piker'in siyasi geçmişi incelendiğinde, Türkiye'de siyasi bir parti olan ve daha sonra kendini fesheden Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek Partisi'nin kurucu kadrosunda yer aldığı görülüyor. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'nin genç ve dikkat çeken isimlerinden Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez ile de ortak yayınlar gerçekleştirerek siyasi etkileşim alanını genişletmiş durumda. Bu tür iş birlikleri, Piker'in sadece bir yayıncı olmanın ötesinde, siyasi tartışmalara aktif katılımını ve etkisini pekiştiriyor.
Piker'in kullandığı dil ve yöntemler ise zaman zaman eleştiri konusu oluyor. İngiliz basınının 'Çevrimiçi ajitatör Hasan Piker, Demokratları çileden çıkarıyor' başlığıyla duyurduğu haberlerde, Piker'in üslubunun sert ve kışkırtıcı olduğu ifade edildi. Bu eleştirilere karşı kendi duruşunu savunan Piker, açıklamasında, 'Ben kabayım. Bazen zorbalara karşı zorbalıkla cevap veriyorum. Görgü kurallarına uymayan ama tarihin doğru tarafında yer alan biri olmayı tercih ederim' diyerek, eleştirilere karşı tavizsiz bir duruş sergilediğini ortaya koydu. The Wall Street Journal, Piker'in ne zaman ne söyleyeceğinin öngörülemez doğasını vurgularken, geçmişte İngiltere'ye girişinin 'kamu yararı' gerekçesiyle engellendiği bilgisini de hatırlattı.