ABD Yaptırımları Küba'da Bebek Ölümlerini İkiye Katladı
Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan son raporlar, Amerika Birleşik Devletleri'nin Küba'ya uyguladığı yaptırımların ada ülkesindeki insani durumu vahametle etkilediğini gözler önüne serdi. Rapora göre, özellikle bebek ölümlerinde belirgin bir artış yaşanırken, çocukluk çağı kanseri teşhisi konulan hastaların hayatta kalma oranlarında ciddi bir düşüş kaydedildi. 10 milyonluk nüfusa sahip Küba'da, halkın temel ihtiyaçlara erişiminde büyük zorluklar yaşandığı ve sağlık hizmetlerinin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
Yaptırımların yoğunlaştığı son dönemde Küba'da günlük elektrik kesintilerinin 20 saati aştığı belirtilirken, bu durumun tıbbi hizmetlerin aksamasına yol açtığı bildirildi. Kamu sağlığı verileri, bebek ölüm oranının binde 9,9'a yükselerek önceki dönemlere göre iki katına çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda, çocukluk çağı kanseri hastalarının hayatta kalma oranının yüzde 85'ten yüzde 65'e gerilediği aktarıldı. Ülkede temel tıbbi malzemelerin ve ilaçların stoklarının kritik seviyelere indiği, bu durumun sağlık sistemini işlemez hale getirdiği ifade edildi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Washington yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Türk, yaptığı açıklamada, uygulanan kısıtlamaların doğrudan Küba halkını, özellikle de en savunmasız kesimleri olumsuz etkilediğini belirtti. Doktorların temel tıbbi malzemelere ve ilaçlara ulaşamadığı için çocukların hayatını kaybettiğini vurgulayan Türk, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve yaptırımların derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Hükümeti düşürme amacı güden politikaların, masum insanlara eziyet çektirdiğini ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise bu iddialara karşı bir açıklama yaparak, uygulanan yaptırımların meşru insani yardımların ulaştırılmasına engel teşkil etmediğini savundu. Bakanlık, yardımların uygun kanallar aracılığıyla yapılması gerektiğini ve yardımların Küba hükümeti yerine doğrudan halka ulaşmasını hedeflediklerini belirtti. Washington yönetimi, gıda ve tıbbi malzemelerin genel olarak ambargo kapsamı dışında tutulduğunu ekledi. Ancak, 67 yıldır adayı yöneten komünist hükümeti devirme stratejisinin bir parçası olarak uygulanan ekonomik baskının, halkın yaşam standartlarını derinden etkilediği gözlemleniyor.