ABD'den Ortadoğu'ya Dev Donanma Gönderimi: 10 Bin Asker Yolda
Amerika Birleşik Devletleri, Orta Doğu'daki stratejik konumunu pekiştirmek ve mevcut askeri gücünü takviye etmek amacıyla önemli bir adım attı. Bu kapsamda, devasa bir donanma gücü bölgeye doğru yola çıktı. Harekatın merkezinde, en son teknolojiye sahip USS Theodore Roosevelt uçak gemisi bulunuyor. Bu güçlü gemiye eşlik eden ve sayıları on bine yaklaşan yeni askerler ile birlikte, bir tam deniz piyade tümeni de sevkiyat kapsamında yer alıyor. Bu büyük askeri sevkiyatın, önümüzdeki kasım ayı sonuna kadar bölgedeki görev yerlerine ulaşması öngörülüyor. Bu hamle, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını önemli ölçüde artırma niyetini gözler önüne seriyor.
ABD'nin askeri hamlesi, özellikle Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu politikalarına ilişkin yaptığı son açıklamalarla birlikte daha fazla önem kazandı. Trump, geçtiğimiz dönemde yaptığı açıklamalarda, Kasım ayında gerçekleşecek olan ara seçimlerin ardından İran'a yönelik daha sert politikalar izleyebileceği sinyallerini vermişti. TIME dergisine verdiği bir röportajda, İran'ın sunduğu ateşkes önerisini yetersiz bulduğunu belirten Trump, bölgede kalıcı bir barışın ancak İran kaynaklı tehditlerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceği yönündeki görüşlerini yinelemişti. ABD'nin mevcut askeri mühimmat stoklarının azaldığına dair çıkan söylentilere karşılık ise Trump, ülkenin askeri kapasitesinin en üst düzeyde olduğunu ve herhangi bir eksikliğin söz konusu olmadığını ifade etmişti.
USS Theodore Roosevelt uçak gemisi ve ona eşlik eden amfibi savaş grubunun izleyeceği güzergah, uluslararası denizcilik açısından büyük bir hareketlilik anlamına geliyor. San Diego limanından ayrılan bu güçlü filo, önce Pasifik ve Atlantik okyanuslarını aşarak Cebelitarık Boğazı üzerinden Akdeniz'e giriş yapacak. Geminin kritik rotası, Türkiye'nin güney sularına oldukça yakın bir mesafeden geçecek. Doğu Akdeniz'den ilerleyecek olan ABD donanması, daha sonra Mısır'ın kontrolündeki Süveyş Kanalı'na varmayı hedefliyor. Bu stratejik geçişin ardından Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı hattını kullanarak Basra Körfezi'ne ulaşmaları planlanıyor. Bu rota, hem Türkiye'nin deniz yetki alanlarına yakınlığı hem de bölgesel jeopolitik dengeler açısından dikkat çekiyor.
ABD'nin bu kapsamlı askeri sevkiyatı, bölgedeki mevcut durumu daha da karmaşık bir hale getirebilir. Halihazırda bölgede iki adet uçak gemisi ve yaklaşık 50 bin askeri personeli bulunan ABD'nin, yeni bir uçak gemisi ve on binlerce ek asker ile deniz piyadelerini göndermesi, askeri kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecek. Bu durum, Orta Doğu'daki güç dengeleri ve bölgesel aktörler arasındaki ilişkiler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Filodaki deniz piyadelerinin varlığı, olası kara harekatlarına veya hızlı müdahale gerektiren durumlara karşı hazırlıklı olunduğunu gösteriyor. Gemilerin kasım ayı sonuna kadar bölgeye intikal etmesiyle birlikte, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve operasyonel yetenekleri daha da artmış olacak.