ABD'den Pasifik'te Çin Hamlesi: Sahil Güvenlik Gemileri Bölgeye Sevk Edildi
Amerika Birleşik Devletleri, Pasifik Okyanusu'ndaki stratejik hamlelerine bir yenisini ekleyerek, bölgedeki Çin Halk Cumhuriyeti'nin artan etkisini dengelemek amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı özel gemilerini Filipinler ve Singapur'a konuşlandırdı. Daha önce Ortadoğu coğrafyasında önemli görevler üstlenen bu hızlı müdahale kabiliyetine sahip deniz araçları, artık Batı Pasifik'te Pekin yönetiminin bölgesel hakimiyet kurma çabalarına karşı koymak üzere faaliyete geçti.
Washington'ın stratejik planları doğrultusunda, dünyanın farklı coğrafyalarına kolaylıkla intikal ettirilebilen ve 'sefer filosu' olarak adlandırılan bu özel filonun bir parçası olan 47 metrelik altı adet gemi, bölgedeki görevlerine başlamış durumda. Bu gemiler, ABD Sahil Güvenliği bünyesinde yaşam alanlarına sahip olan ve genellikle 'cutter' sınıfı olarak tanımlanan, 65 fit ve üzerindeki büyük deniz araçları kategorisine girmektedir. Bu hızlı müdahale gemilerinin en azından eylül ayının sonlarına kadar Filipinler'in Luzon Adası'ndaki Subic Körfezi limanında ve Singapur'da konuşlu kalması öngörülüyor. ABD'nin daha önce Subic Körfezi'ne daha büyük gemiler gönderdiği bilinse de, bu spesifik sınıftaki küçük ve çevik gemilerin bölgede görev yapması ilk kez gerçekleşiyor.
Yapılan resmi açıklamalara göre, bu gemilerin operasyonel komuta ve lojistik destek faaliyetleri Singapur üzerinden yönetilirken, gemilerin kendileri ise Subic Körfezi'ni bir üs olarak kullanarak dönüşümlü olarak görev yapacaklar. Bu stratejik yerleştirme, Filipinler'in olası bir Tayvan çatışması durumunda Amerika için hayati bir harekat üssü olma potansiyelini artırırken, Singapur da ABD ile sahip olduğu uzun süreli denizcilik tesisleri kullanım anlaşması sayesinde bölgedeki Amerikan varlığına önemli bir lojistik destek sağlıyor. Öte yandan, Pekin yönetimi de kendi sahil güvenliği birimlerini aktif olarak kullanarak bölgedeki hakimiyetini pekiştirmeye çalışıyor ve zaman zaman askeri karakollara ulaşmaya çalışan Filipinler gemilerine tazyikli su gibi müdahalelerle engel olmaya devam ediyor.
Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü'nden uzmanlar, bu hamlenin, İran'daki operasyonlar sırasında Ortadoğu'da görev yapan ABD donanma gemilerinin yarattığı operasyonel boşluğu doldurmak amacıyla yapılmış olabileceğini belirtiyor. Uzmanlar ayrıca, doğrudan askeri varlığından kaçınan Vietnam gibi ülkeler ve ordusu bulunmayan bazı Pasifik ada devletleri için, ABD Sahil Güvenliği'nin daha kabul edilebilir bir iş birliği ortağı olduğunu vurguluyor. Guam ve Hawaii gibi ABD topraklarında da gemileri bulunan Sahil Güvenlik birimleri, bu küçük ada ülkelerinde özellikle yasa dışı balıkçılık ve kaçakçılıkla mücadele amacıyla yerel kolluk kuvvetleriyle ortak denetimler yürütüyor. Ancak, ABD'nin bu tür adımlarına karşın, Çin'in kendi sahil güvenliğine yaptığı devasa yatırımlar, bölgedeki caydırıcılık mücadelesini giderek daha karmaşık hale getiriyor. Dünyanın en büyük devriye gemilerine sahip olan Çin Sahil Güvenliği, donanmasıyla entegre bir yapı kurmaya çalışırken, ABD Sahil Güvenliği ise mevcut envanterindeki gemilerin yaşlanması, üretim süreçlerindeki yavaşlık ve personel eksikliği gibi ciddi sorunlarla yüzleşiyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek amacıyla hazırlanan 'Güç Tasarımı 2028' planı kapsamında, 2024 yılı için belirlenen 46 bin kişilik personel sayısının 15 bin kişi artırılması hedefleniyor. Kongre tarafından onaylanan 25 milyar dolarlık bütçe ve 2025 yılı için öngörülen rekor düzeydeki askeri alımlar, bu stratejik hedeflere ulaşmada atılan önemli adımlar olarak dikkat çekiyor.