ABD, Avrupa'da Nükleer Varlığını Güçlendiriyor: Rusya'ya Karşı Yeni Hamle
Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa kıtasındaki konvansiyonel askeri gücünü yeniden değerlendirirken, NATO müttefiklerine yönelik nükleer savunma güvencesini sürdürdüğünü somutlaştırmak amacıyla yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, Rusya Federasyonu'nun olası tehditlerine karşı geliştirilen gizli planlar çerçevesinde, Polonya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere NATO'nun doğu kanadında yer alan ülkelere yeni nükleer silahların konuşlandırılması öngörülüyor. Bu stratejik hamle, Pentagon'un Avrupa'daki askeri desteğini azaltma eğiliminde olmasına rağmen, müttefiklerine nükleer caydırıcılık şemsiyesi altında güçlü bir koruma sağlamaya devam edeceğini göstermeyi amaçlıyor.
Avrupalı müttefikler, kıta savunmasında oluşabilecek potansiyel boşluklar ve güvenlik açıkları konusunda derin endişeler taşıyor. ABD'nin bu yeni düzenlemesiyle, nükleer kapasiteye sahip savaş uçaklarının ve ilgili bombaların daha fazla ülkede bulunması hedefleniyor. Bu durumun, özellikle Rusya'nın Ukrayna'daki saldırgan tutumu ve nükleer tehditler savuran söylemleri karşısında, müttefik ülkelere önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. ABD, bu adımla nükleer şemsiye taahhüdünü sürdürdüğünü vurgularken, aynı zamanda asker ve balistik mühimmat desteği gibi alanlarda farklı bir strateji izlediğini de belirtiyor.
Donald Trump yönetiminin Avrupa'daki Amerikan askerlerinin ve kritik silah sistemlerinin sayısını azaltma kararı sonrasında başlayan bu süreç, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Yetkililer, nükleer paylaşım düzenlemelerinde henüz kesin bir değişikliğin garanti edilmediğini belirtmekle birlikte, NATO'nun doğu kanadındaki ülkelerin bu yeni yapılanmaya büyük bir ilgi gösterdiği gözlemleniyor. Özellikle Rusya sınırına coğrafi olarak daha yakın konumda bulunan Polonya ve Baltık devletleri, nükleer kapasiteli uçaklara ev sahipliği yapma konusunda en istekli ülkeler arasında yer alıyor. Bu ülkeler, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve Devlet Başkanı Vladimir Putin'in nükleer kapasiteye ilişkin yaptığı üstü kapalı açıklamalar sonrası, güvenlik endişelerini daha da artırmış durumda.
Polonya, daha önce de ülkesinde nükleer silah bulundurma konusundaki arzusunu açıkça dile getirmişti. Eski Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, bu tür bir girişimin kendi topraklarına genişletilmesi yönünde çağrıda bulunmuştu. Varşova yönetimi ayrıca, bu yıl Fransa'nın başlattığı ve nükleer caydırıcılık unsurlarının geçici olarak müttefik Avrupa ülkelerine taşınmasını inceleyen yeni bir girişime de dahil oldu. Ancak uzmanlar, nükleer silahların yaygınlaştırılması konusunda henüz yakın bir anlaşmanın söz konusu olmadığını ve sürecin hassas diplomatik müzakereler gerektirdiğini vurguluyor. Mevcut NATO nükleer paylaşım programı, Soğuk Savaş döneminden kalma bir yapıya sahip ve şu anda Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda, Türkiye ve İngiltere gibi ülkeleri kapsıyor. Bu program, nükleer silaha sahip olmayan müttefiklere nükleer koruma sağlarken, ABD'ye de olası rakiplerine karşı hızlı bir müdahale yeteneği sunuyor. Avrupa'ya konuşlandırılan Amerikan nükleer silahları, tamamen Amerikan askerleri tarafından korunup saklanmakta ve kullanım yetkisi yalnızca Washington'a ait bulunmaktadır. Müttefik ülkelerin bu silahlara eşlik eden hava kuvvetleri ise F-35, F-15 ve Tornado gibi gelişmiş savaş jetlerini kullanmakta ve bu birimler, düzenli tatbikatlarla olası bir görev için hazırlanmaktadır.