ABD'den Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Sert Müdahale: Fesih İçin Her Yöntem Masada
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, kendi vatandaşları üzerinde herhangi bir yargı yetkisi bulunmadığını savunduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni (UCM) ortadan kaldırmak amacıyla kapsamlı bir strateji başlattı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, mahkemenin feshedilmesi hedefi doğrultusunda yaptırımlar, vize kısıtlamaları ve hatta mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde askeri seçenekler dahil olmak üzere tüm hukuki ve diplomatik araçların kullanılacağı bildirildi.
Bu sert tutumun temelinde, UCM'nin Amerikan vatandaşlarına yönelik potansiyel yargı yetkisine duyulan derin endişe yatıyor. Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche, UCM'nin Amerikan halkının özgürlük ve güvenliğini, Amerikan Anayasası'na bağlılığı olmayan ve ulusal seçmenlere karşı herhangi bir hesap verme yükümlülüğü taşımayan yabancı bir mahkemenin kararlarına bırakılamayacağını kesin bir dille ifade etti. Washington yönetimi, UCM'nin yetki alanını tanıyan Roma Statüsü'ne taraf olmamasına rağmen, mahkemenin son dönemdeki bazı kararlarının, özellikle de İsrailli yetkililere yönelik soruşturma girişimlerinin gerilimi tırmandırdığı gözlemleniyor.
Blanche, ABD Adalet Bakanlığı'nın ulusal egemenliği savunma ve vatandaşlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu bağlamda, 2002 yılında yürürlüğe giren ve 'Amerikan Askeri Personelini Koruma Yasası' olarak bilinen yasanın altını çizdi. Bu yasa, ABD askerlerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Lahey'de yargılanması durumunda, Amerika'nın 'her türlü aracı kullanma yetkisine' sahip olduğunu öngörüyor. Bu yetki, teorik olarak, ABD'nin Hollanda'da bulunan askeri bölgelere müdahale etmesini ve personeli geri çekmesini içerebilecek adımları da kapsayabilir.
Beyaz Saray ve önde gelen düşünce kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna duyurulan bu strateji, UCM'ye karşı yürütülecek mücadelenin ciddiyetini ortaya koyuyor. ABD'nin, mahkemenin Amerikan vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini hiçbir zaman tanımayacağı ve bu yetkiyi ortadan kaldırmak için diplomatik, ekonomik ve yasal tüm yolları deneyeceği mesajı net bir şekilde iletildi. UCM Başkanı Yargıç Tomoko Akane'ye hitaben yazılan resmi mektupta da bu durum teyit edilerek, Washington'ın mahkemenin yetki alanını kabul etmediği bir kez daha vurgulandı.