Adaletin terazisi bu dörtlüyü tartmıyor
Adalete güven bu yüzden yüzde 20: Muhalefete yönelik operasyonlarda tavşan gibi ilerliyor, iş iktidar mensuplarına gelince kaplumbağa hızıyla.
Üç MHP’li vekil ile Bakanlık Özel Kalemi’nin dosyası bekliyor.
Etkin pişmanlık ifadesi veren sanık Hüseyin Gün, dün savunma yaptı Casusluk iddiası temelden sarsıldı.
Türkiye’de yargıya duyulan güven yüzde 20’lere düştü.
Güvenilmeyen adalet muhalefete hızlı işliyor, iktidar mensuplarının ise kollandığı eleştirileri sık sık gündeme geliyor.Bunun yakın tarihteki örneği MHP’den istifa eden üç milletvekili oldu.
MHP Genel Merkezi’nin istifasını istediği üç milletvekili, Hasan Basri Sönmez (Isparta), Mustafa Demir (Kilis) ve İsmail Akgül (Bolu) 20 Kasım 2024 günü MHP’den ayrıldı.
Ancak ne parti ne de vekiller istifaların gerekçesini açıkladı.ALTIN KAÇAKÇILIĞI MI ?MHP’li üç milletvekilinin adının Dubai’den yapılan altın kaçaklığına karıştığı, bu nedenle istifalarının istendiği belirtilirken aradan yaklaşık 18 ay geçmesine rağmen üç vekil hakkında açılmış bir soruşturma ya da takipsizlik kararı kamuoyuna yansımadı.
Halen bağımsız olan üç milletvekili bu ağır iddia için bir açıklama da yapmadı. 450 bin TL’lik milletvekili maaşlarını da almaya devam ediyorlar.Bu olaydan 2 ay önce de 20 Eylül 2024’te AKP eski Milletvekili ve Gümrük Bakan Yardımcısı Fatih Metin ile Dubai’den dönen özel kalemi Yunus Emre Morkoç, piyasa değeri 410 milyon lira olan 60 kilo kaçak külçe altınla yakalandı.
Morkoç hakkında Gaziosmanpaşa Savcılığının soruşturma yürüttüğü belirtilirken 2 yıla yakın zamandır sonuç çıkmadı.
Karun bürokrat: 22 yıl AKP ile çalıştım, bu dava nedir?
Yolsuzluktan yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Cemil Acar: 28 yıllık çalışma hayatımın 22 yılında AKP hükümetlerinde şanımla, şerefimle çalıştım.
Bu dava kara bir lekedir!Evinde kilolarca altın bulunan ve olağanüstü mal varlığı nedeniyle “Karun gibi bürokrat” yakıştırması yapılan eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) İşletme Dairesi Başkanı Mehmet Cemil Acar’ın yargılandığı davaya devam edildi.YENİ BİLİRKİŞİ İSTENDİYolsuzluktan ve rüşvetten yargılanan Cemil Acar savunmasında “Ben Cumhurbaşkanı’mızın en prestijli projesinde kritik görevler aldım. 28 yıllık çalışma hayatımın 22 yılını AKP hükümetlerinde şanımla, şerefimle çalıştım.
Bu dava Türk bürokrasi tarihinde kara bir lekedir” dedi.Savunmasında “Birkaç kişinin kini ve nefretiyle durum buraya geldi” diyen Acar’ın tutukluluğunun devamına, farklı bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu istenmesine karar verildi.
Dava 29 Haziran’a ertelendi.Evinden 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin avro çıkan Acar’ın, yıllık maaşıyla orantısız bir servete sahip olduğu belirlenmiş, tutuklanmış, tahliye edildiği ortaya çıkmış, ardından tekrar tutuklanmıştı.
Cemil Acar’ın eşinin de çok sayıda bankada hesabı olduğu ortaya çıkmıştı.
Evinde servet çıkmıştı Acar’ın evinde çıkanlar: - 26 kilo altın- 1 milyon 320 bin dolar- 121 bin Euro - İki yazlık villa- Altı apartman dairesi- Üç dükkân n Fabrika Casuslukla suçlanan itirafçı: Devlet görevlendirdi Hüseyin Gün mahkemeye, şirketlerine dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay tarafından yetki belgesi verildiğini gösteren kağıdı sundu.Casuslukdavasının ilk duruşması Silivri’de görüldü.
Ekrem İmamoğlu, danışmanı Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın 20’şer yıl hapis istemiyle yargılandığı duruşma, itirafçı Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başladı.
Gün, 15 Temmuz’dan sonra “devletim adına yurtdışında görev yaptım” dedi, Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay tarafından “Türk devleti adına tam yetki” verildiğini söyledi.Gün şunları söyledi: “15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ve Amerika’da firari olan önde gelen FETÖ’cülerin açık kimliklerini, adreslerini, oradaki ilişki ağlarını, mal varlıklarını Türkiye’den çalınan, tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir.
Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Sayın Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme ve idare etme konusunda Türk devleti adına tam yetkiye haiz olduğu açıkça görülmektedir.”Gün, çapraz sorguda Necati Özkan’ın “Size veri verdim mi” sorusuna “Hayır” yanıtını verdi.MİT BAŞKANINA SORUNGün’den sonra İmamoğlu söz aldı “Casusluğu bana değil cumhurbaşkanına, MİT başkanına sorsunlar” dedi.
Fuat Oktay Başbakanlık müsteşarının resmi yazısı mahkemede Casusluk davasının baş aktörü Hüseyin Gün’ün mahkemeye sunduğu belgede, dönemin başbakanlık müsteşarı Fuat Oktay tarafından yetkilendirildiğini gösteren yazı görünüyor.