AİHM'den Osman Kavala Davasıyla İlgili Kritik Karar Yarın Açıklanacak
Gündem

AİHM'den Osman Kavala Davasıyla İlgili Kritik Karar Yarın Açıklanacak

1

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, uzun süredir devam eden ve uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği Osman Kavala davasına ilişkin kararını yarın kamuoyu ile paylaşacak. 2017 yılından bu yana tutuklu bulunan Kavala'nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamındaki haklarının ihlal edildiği iddialarına yönelik ikinci başvurusunun sonucu merakla bekleniyor. Bu karar, hem Kavala'nın hukuki durumu hem de Türkiye'nin uluslararası insan hakları hukukuna uyumu açısından önemli sonuçlar doğurabilecek nitelikte.

Osman Kavala'nın AİHM nezdindeki ilk başvurusunda, mahkeme 2019 yılında Kavala'nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin bazı maddelerini ihlal ettiğine ve derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti. Ancak bu karara rağmen Kavala tahliye edilmedi. Ardından 2022 yılında AİHM Büyük Dairesi, Türkiye'nin söz konusu karara uymadığına dair bir karar daha aldı. Bu süreç içerisinde, Türkiye'deki yargılamalar devam etti ve neticesinde Osman Kavala, 25 Nisan 2022 tarihinde Gezi Parkı odaklı olaylar kapsamında 'hükümeti devirmeye teşebbüs' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar, Yargıtay tarafından 2023 yılında onanarak kesinleşti.

Kavala'nın AİHM'e yaptığı ikinci başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma ilkesi, kanunsuz ceza olmaması prensibi, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel haklarının ihlal edildiği savunuluyor. Ayrıca, başvuruda sözleşme ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların, öngörülen amaçların dışına çıkarılarak kötüye kullanıldığı iddiasıyla Sözleşme'nin 18. maddesinin de ihlal edildiği ileri sürülüyor. Bu madde, hakların kullanımına getirilen sınırlamaların meşru ve gerekli amaçlar doğrultusunda yapılmasını temin etmeyi amaçlamaktadır.

AİHM Büyük Dairesi, Kavala'nın bu ikinci başvurusunu değerlendirmek üzere 25 Mart tarihinde Strazburg'da bir duruşma gerçekleştirmişti. Mahkemenin nihai kararının yarın yerel saatle 10.00'da Strazburg'daki İnsan Hakları Binası'nda kamuya açık bir oturumla duyurulması planlanıyor. Bu kararın, hem Türkiye'deki hukuki süreçler hem de uluslararası insan hakları mekanizmalarının işleyişi açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor. Mahkemenin vereceği hüküm, uluslararası hukukun ve insan hakları standartlarının uygulanması konusunda önemli bir gösterge olacaktır.

Paylaş

İlgili Haberler