AİHS'ten Çekilme Tartışması: Türkeş'ten Uçum'a Sert Tepki
Gündem

AİHS'ten Çekilme Tartışması: Türkeş'ten Uçum'a Sert Tepki

7

Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile olan ilişkilerinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki bir açıklama, siyaset gündeminde önemli bir tartışma başlattı. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un, Osman Kavala ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının ardından Türkiye'nin AİHS üyeliği ve bireysel başvuru hakkının gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki ifadeleri, çeşitli çevrelerden tepki çekti. Bu tepkilerin başında ise Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Tuğrul Türkeş yer aldı.

Tuğrul Türkeş, yaptığı sert açıklamada, Uçum'un dile getirdiği AİHS'ten çekilme senaryosunu 'akıl tutulması' ve 'deli saçması' olarak nitelendirdi. Türkeş, Türkiye'nin AİHS ve Avrupa Konseyi ile olan bağlarının ülkenin uluslararası hukuk ve adalet sistemindeki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı. Kavala gibi bireysel vakaların mevcut hukuk kuralları çerçevesinde çözülebileceğini belirten Türkeş, sözleşmeden çekilme fikrinin devletin genel çıkarlarına aykırı olacağını savundu. Türkeş'e göre, Osman Kavala figürü, meselenin sadece görünen yüzünü temsil ediyor ve sorunun daha derin ve kapsayıcı bir şekilde ele alınması gerekiyor.

Türkeş, yapay zeka ile yapılacak basit bir sohbetin bile, Türkiye'nin AİHS'ten vazgeçmesi fikrinin ne kadar mantıksız olduğunu ortaya koyacağını ifade etti. Üst düzey bir yetkilinin böylesine bir fikri dillendirmesini 'Kafkayen bir absürtlük' olarak tanımlayan Türkeş, evrensel hukuk ilkelerinin ve adaletin hem bugün hem de gelecekte herkes için elzem olduğunu belirtti. Bu durumun sadece belirli bireylerin değil, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının menfaatleriyle yakından ilgili olduğunu vurguladı. Türkeş, AİHS'ten çekilme gibi bir adımın, Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını zedeleyebileceği ve hukuki güvencelerini azaltabileceği endişesini dile getirdi.

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"a verilen desteği değerlendirirken, 467 kabul oyunu "Büyük Türkiye Mutabakatı'nın ilanı" olarak nitelemişti. Uçum, bu desteğin geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında, anayasa değişiklikleri haricinde Meclis tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi mutabakat olduğunu öne sürmüştü. Ancak Uçum'un AİHS ile ilgili açıklamaları, Türkeş'in eleştirileriyle birlikte kamuoyunda geniş yankı buldu ve sözleşmenin Türkiye için taşıdığı önemin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu.

Paylaş

İlgili Haberler