Aile Kurmak İçin En Kötü Şehirler: Türkiye'den Bir Kent Listede
Küresel sigorta ve piyasa araştırma şirketi Compare the Market AU tarafından yayımlanan son rapor, dünya genelinde aile kurmak ve çocuk büyütmek için en uygun olmayan metropolleri gözler önüne serdi. Güvenlik seviyeleri, yaşam maliyetleri, hava kalitesi, eğitim olanakları, yeşil alan miktarı ve mutluluk endeksi gibi toplam dokuz önemli kriterin mercek altına alındığı bu kapsamlı çalışma, ebeveynlerin karşı karşıya kaldığı zorlukları ortaya koydu. Raporda, milyonlarca ailenin modern yaşamın getirdiği baskılarla nasıl mücadele ettiği detaylı bir şekilde incelendi.
Araştırmacılar, şehirleri aileler ve çocuklar üzerindeki etkilerine göre değerlendirebilmek için çeşitli metrikler kullandı. Bu metrikler arasında çocuklara yönelik aktivite olanakları, ebeveynlere tanınan izin süreleri, çocukluk çağı aşılama oranları ve kişi başına düşen yeşil alan metrekareleri gibi faktörler de yer aldı. Bu değerlendirme sonucunda, bazı şehirlerin aileler için adeta birer cennet iken, bazılarının ise hayatta kalma mücadelesi verdiği anlaşıldı. Puanlama sistemine göre belirlenen liste, ailelerin yaşam tercihlerini yeniden gözden geçirmelerine neden oldu.
Avrupa kıtasından birçok büyük şehir, zenginliklerine rağmen aileler için beklenmedik zorluklar barındırıyor. Manchester, yüksek yaşam maliyetleri ve çevresel faktörler nedeniyle listede alt sıralarda yer alırken, Brüksel hava kirliliği ve ekonomik yüklerle mücadele ediyor. Amsterdam ise dudak uçuklatan konut fiyatları nedeniyle aileleri şehir dışına iten bir emlak kriziyle karşı karşıya. Almanya'dan Münih ve Frankfurt da gelir-gider dengesizliği ve yüksek yaşam maliyetleri sebebiyle aile planlamasını zorlaştırıyor. İsviçre'nin Zürih kenti, temizliğine rağmen çocuk büyütmenin aşırı pahalı olmasıyla dikkat çekiyor. Milano da benzer şekilde yüksek maliyetler, kirlilik ve güvenlik endişeleriyle aileler için cazibesini yitiriyor.
Asya ve Amerika kıtasındaki bazı metropoller de aileler için ciddi zorluklar sunuyor. Japonya'nın başkentleri Tokyo ve Osaka, özellikle konut fiyatlarının gelir düzeyinin çok üzerinde olması nedeniyle aileler için elverişsiz bulunuyor. Hindistan'ın mega kenti Mumbai, erişilemez ev fiyatları, uzun ulaşım süreleri ve ciddi hava kirliliği ile ebeveynlerin hayatını olumsuz etkiliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden New York, Chicago, Dallas, Houston, San Francisco, Washington D.C., Los Angeles ve Phoenix gibi şehirler; astronomik kiralar, uzun yolculuk süreleri, güvenlik sorunları ve iklim krizi etkileri gibi çeşitli nedenlerle aile kurmak için riskli bölgeler olarak sıralanıyor.
Güney Amerika ve Afrika kıtasındaki şehirler ise özellikle güvenlik endişeleriyle ön plana çıkıyor. Santiago, Rio de Janeiro, São Paulo, Bogota ve Buenos Aires gibi metropoller, düşük güvenlik seviyeleri, hava kirliliği ve ulaşım sorunları nedeniyle aileler için stres kaynağı oluyor. Güney Afrika'dan Johannesburg, Cape Town ve Durban ise en tehlikeli şehirler arasında yer alarak, yetersiz sağlık hizmetleri ve artan güvensizlik ortamıyla dikkat çekiyor. Kanada'dan Toronto ve Montreal de yüksek yaşam maliyetleri ve konut fiyatları nedeniyle aileler için zorlayıcı hale gelmiş durumda.
Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul, bu küresel listede 3.222 puanla aile kurmak için zorlu şehirler arasında yer alarak ebeveynleri üzdü. Rapora göre, İstanbul'daki aileler özellikle uzun süren trafik ve ulaşım sorunları, şehirdeki hava ve çevre kirliliği ile son yıllarda hızla artan konut ve kira bedelleri nedeniyle yıpranmış hissediyor. Bu faktörler, ailelerin çocuklarıyla daha az vakit geçirmesine, artan stres seviyelerine ve genel yaşam kalitesinde düşüşe yol açıyor. İstanbul'un bu listede yer alması, metropol yaşamının getirdiği zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi.
Araştırmanın en sonunda yer alan ve çocuk büyütmek için dünyanın en riskli ve en olumsuz şehri olarak belirlenen Mexico City, 2.425 puanla tam bir çöküş yaşıyor. Meksika'nın başkenti; güvenlikteki büyük düşüş, ölümcül seviyedeki hava kirliliği, ebeveynlerin günlük yaşamını adeta esir alan trafik sıkışıklığı ve düşen satın alma gücü gibi sorunlarla boğuşuyor. Bu şehirde ebeveyn olmak, çocukların geleceğini sürekli olarak riske atmak anlamına geliyor.