AKP'li Eski Bakan Kaya'dan İstifa: Hissedar İddiaları Siyasette Titreşim Yarattı
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisseleri üzerinden büyük miktarda finansal kazanç sağladığına dair iddiaları, siyaset gündeminde önemli bir yankı uyandırdı. Bu iddiaların kamuoyuna yansımasının hemen ardından Kaya, gece yarısı yaptığı bir duyuru ile Adalet ve Kalkınma Partisi'ndeki tüm idari ve siyasi görevlerinden ayrılma talebini ilettiğini bildirdi. Bu beklenmedik gelişme, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı.
Söz konusu iddialar, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından detaylandırıldı. Emre'nin açıklamalarına göre, Fatma Betül Sayan Kaya, nisan ayı içerisinde Özata Denizcilik şirketine ait hisselerden yaklaşık 63 milyon Türk Lirası değerinde bir alım gerçekleştirdi. İddianın en dikkat çekici kısmı ise, eylül ayında yaşanan ve fon piyasalarında önemli dalgalanmalara neden olan krizin hemen öncesinde, Kaya'nın bu hisseleri satarak yaklaşık 20 katına, yani tahmini olarak 1,34 milyar Türk Lirası'na ulaşan bir meblağ elde ettiği yönünde. Emre ayrıca, Kaya'nın eşi İlyas Kaya'nın da aynı şirketin hisselerinden, hisse başına 255 Türk Lirası maliyetle 150 bin adet alım yaptığını belirtti. İlyas Kaya'nın bu hisseleri daha sonra hisse başına 4 bin 482 Türk Lirası'ndan sattığı ve bu satıştan yaklaşık 99 milyon 687 bin Türk Lirası'lık bir yatırım karşılığında 826 milyon Türk Lirası gelir elde ettiği öne sürüldü. Bu mali hareketliliğin detayları, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın bu iddiaların ardından gece yarısı sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama, önümüzdeki günlerde siyasi atmosferi daha da hareketlendirecek gibi görünüyor. Kaya, açıklamasında Adalet ve Kalkınma Partisi'ndeki Genel Başkan Yardımcılığı görevi başta olmak üzere, partide üstlendiği tüm vazifelerden kendi isteğiyle affını talep ettiğini duyurdu. Bu istifa kararı, geçmişte de benzer finansal veya etik tartışmalarla gündeme gelen bazı eski bakan ve milletvekillerinin durumlarını da yeniden hatırlattı. Kaya'nın bu adımı, parti içinde ve dışında geniş yankı bulurken, iddiaların ardındaki gerçeklerin aydınlatılması bekleniyor.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası, AK Parti bünyesinde daha önce kamuoyunun dikkatini çeken ve çeşitli iddialarla tartışmalara neden olan bazı eski olayları tekrar gündeme taşıdı. Bu bağlamda, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile eski AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu'nun isimleri, geçmişte farklı konularla gündeme gelmiş ve kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara yol açmıştı. Bu durum, siyasetçilerin finansal işlemleri ve kamu görevlerini yerine getirirken etik standartlara uyumu konusundaki hassasiyeti yeniden ön plana çıkardı.
Eski AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ve ailesi, geçmişte önemli iddialarla gündeme gelmişti. Taşkesenlioğlu'nun ağabeyi Ali Fuat Taşkesenlioğlu, 2018 ile 2022 yılları arasında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığı gibi kritik bir görevde bulunmuştu. Organize suç örgütü lideri olduğu bilinen Sedat Peker, Ağustos 2022'de sosyal medya platformları üzerinden yaptığı paylaşımlarda, iş insanı Mine Tozlu Sineren'den, şirketinin sermaye artırımı işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla 12 milyon Türk Lirası rüşvet talep edildiğini iddia etti. Peker, bu süreçte Zehra Taşkesenlioğlu ile bağlantılı kişilerin de yer aldığını öne sürdü. İş insanı Sineren de kendisinden rüşvet istendiği yönündeki iddiaları doğrulayarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Ancak, Sedat Peker tarafından ortaya atılan bu iddiaların tamamının bağımsız mercilerce kesin olarak doğrulanamadığı da belirtildi. Taşkesenlioğlu ise bu iddiaları kesin bir dille reddederek, hakkında başlatılan hukuki süreçler olduğunu ve bu süreçlerde haklılığını kanıtlayacağını ifade etmişti. Dönemin basınında yer alan haberlere göre, Taşkesenlioğlu hakkında yapılan çok sayıda suç duyurusunun sonuçsuz kaldığı bilgisi de kamuoyuna yansımıştı.
AK Parti'de geçmiş dönemlerde benzer bir tartışma, dönemin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın kendi şirketinin, bakanlık tarafından dezenfektan alımı yaptığı iddiasıyla alevlenmişti. Ticaret Bakanlığı'nın, Pekcan ve eşi Hasan Pekcan'a ait olan Nanoksia Biyoteknoloji adlı firmadan yaklaşık 9 milyon Türk Lirası değerinde dezenfektan ürünü satın aldığı iddia edilmişti. Bakanlık yetkilileri ise bu iddialara karşılık olarak, söz konusu şirketten toplamda 507 bin 880 Türk Lirası tutarında ürün alımı yapıldığını doğruladı. Yapılan açıklamalarda, bu alımların piyasa koşullarında belirlenen fiyatların oldukça altında gerçekleştirildiği ve tüm süreçlerin usulüne uygun olarak yürütüldüğü savunuldu. Ancak bu durum, kamuoyunda ciddi bir tartışma yarattı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, 21 Nisan 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Ruhsar Pekcan'ın Ticaret Bakanlığı görevine son verilmişti.