Alevi Aydınlardan Öcalan Yorumuna Sert Tepki: Bakırhan'dan 'Koltuk Sevdalısı' Suçlaması
Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın son dönemde yaptığı tarihsel değerlendirmeler, siyasetin gündemine bomba gibi düştü. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi gibi figürlere atıfta bulunan Öcalan'ın bu sözleri, geniş bir yankı uyandırdı. Bu gelişmeler üzerine, Türkiye'nin farklı bölgelerinden 53 Alevi aydını ortak bir bildiri yayımlayarak Öcalan'ın tarihsel referanslarına dair duydukları kaygıyı dile getirdi. Bildiride, Kürt meselesine yönelik şiddet ve çatışma ortamının sona ermesi yönündeki çabaların olumlu karşılandığı belirtilirken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde başlatılacak yasal çalışmaların demokrasi ve barışın güçlendirilmesine katkı sağlaması temennisinde bulunuldu. Ancak bildirinin asıl dikkat çeken bölümü, Öcalan'ın Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi üzerinden kurduğu tarihsel bağın Aleviler nezdinde yarattığı endişelerin açıkça ifade edilmesi oldu.
Bu bildirinin yayımlanmasının ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bildiriyi imzalayan aydınlara yönelik sert bir eleştiri kampanyası başlattı. Bakırhan, bildiriyi 'ucuz siyaset' olarak nitelendirerek, imzacılardan bazılarının kimliklerini sorguladı. Açıklamalarında, 'Sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız isimler hangi aydın kimliği taşıyor, bunu bilmiyorum' gibi ifadeler kullanan Bakırhan, Kürt Hareketi'ni ve Abdullah Öcalan'ı eleştirmenin 'aydın' olmaya yetmeyeceğini savundu. Bakırhan, bu tür eleştirilerin artık geçmişte kaldığını belirterek, imzacılara yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Tuncer Bakırhan, bildiriye imza atan Alevi aydınlarının Öcalan'ın sözlerine yönelik tepkisini değerlendirirken, Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi'nin tarihte yer edinmiş önemli şahsiyetler olduğunu kabul etti. Ancak bu iki ismin aynı cümle içinde yer almasının, Alevi karşıtlığı olarak yorumlanmasına karşı çıktı. Bakırhan, 'İdris-i Bitlisi tarihte yaşamış bir şahsiyettir. Yaptıkları ortadadır. Yavuz Selim de Osmanlı'nın önemli bir sultanıdır. Bu iki ismin aynı bağlamda kullanılması ve bunun bir Alevi karşıtlığı olarak yorumlanması arasında bir bağ kuramıyorum' diyerek, bildirideki tarihsel yorumlamanın yanlış olduğunu iddia etti. Bakırhan, bu tür yorumların siyasi manipülasyon amacı taşıdığını ima etti.
Bakırhan, DEM Parti'nin farklı etnik, kültürel ve inanç gruplarını kucaklayan bir siyasi parti olduğunu vurguladı. Partisinin Aleviler başta olmak üzere, toplumun çeşitli kesimleri için önemli bir siyasi alan sunduğunu belirtti. Milletvekili listelerine, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu gibi üst düzey organlardaki temsil çeşitliliğine bakıldığında, DEM Parti'nin tüm renkleri, inançları ve halkları bünyesinde barındırdığını ifade etti. Bakırhan, bildiriyi imzalayan bazı isimleri 'koltuk sevdalısı' olmakla suçlayarak, eleştirilerini kamuoyu önünde dile getirmek yerine partiyle doğrudan temas kurmaları gerektiğini savundu. 'Eğer bir eleştiriniz varsa, kapımız her zaman açık. Milletvekili olmak için kapımızı bir zamanlar aşındıranlar, şimdi gelip yüz yüze konuşabilirler. Eksiklik varsa özeleştiri yaparız, katkınız varsa dinleriz. Bu şekilde kamuoyu önünde tartışma başlatmak doğru değil. Ayıp değil mi?' diyerek imzacılara seslendi. Bakırhan, sürece dair kaygı duyanların eleştirilerine saygı duyduğunu ancak yıllardır birlikte mücadele ettikleri halklar ve inançlar konusunda algı oluşturmaya çalışılmasına tahammül edemeyeceğini sözlerine ekledi.