Alpu Ovası'nda Altın Madeni Projesi: Tarım ve Çevre Endişeleri
Türkiye'nin tarımsal üretimde dışa bağımlılığını artırdığı bir dönemde, tarım arazileri üzerindeki madencilik faaliyetlerine yönelik girişimler yeniden alevlendi. İş insanı Emrullah Turanlı'ya ait Taşyapı İnşaat'ın iştiraki olan Taşzemin şirketi, Eskişehir'in önemli tarım merkezlerinden Alpu Ovası'nda, daha önce yargı kararıyla iptal edilmiş olan altın ve gümüş madeni çıkarma projesini yeniden hayata geçirmek için harekete geçti. Daha önceki iptal kararının ardından, proje alanı şimdi çok daha geniş bir coğrafyayı kapsayacak şekilde yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine sunuldu.
Daha önce yaklaşık 24 hektarlık bir alanı kapsayan ve Danıştay 6. Dairesi tarafından 2021 yılında iptal edilen proje, yapılan yeni başvuruyla birlikte tam 658 hektara çıkarıldı. Bu genişleme, yaklaşık 927 futbol sahası büyüklüğüne denk geliyor. Proje kapsamında, açık ocak yöntemiyle altın ve gümüş üretimi yapılması planlanıyor. Ancak projenin yerleşim yerlerine olan yakınlığı endişe veriyor. Proje alanının bazı kısımları, Esence Mahallesi'ndeki konutlara sadece 30 metre mesafede bulunuyor. Uyuzhamamköyü'ndeki evler ise maden sahasına yaklaşık 284 metre uzaklıkta kalıyor. Yöre halkı, patlatmalı açık ocak işletmeciliğinin getireceği gürültü, titreşim ve yoğun toz emisyonlarının yaşam kalitelerini ciddi şekilde olumsuz etkileyeceğinden büyük endişe duyuyor.
Proje için öngörülen kazı miktarı da dikkat çekici boyutlarda. Sekiz yıllık bir süreçte toplam 335 milyon tonun üzerinde kazı yapılması planlanıyor. Bu kazılan malzemenin yaklaşık 8.1 milyon tonluk kısmı ekonomik değeri olan cevher olarak ayrılacakken, geriye kalan ve kazılan malzemenin yaklaşık yüzde 97.5'ini oluşturan devasa 327 milyon tonluk kısım, 'pasa' olarak adlandırılan maden atığı şeklinde depolanacak. Yaklaşık 300 hektarlık bir alana yayılması beklenen bu atık depolama sahaları, asit kaya drenajı, ağır metal kirliliği ve yeraltı sularının kirletilmesi gibi ciddi çevresel riskleri beraberinde getirebilir.
Alpu Ovası, tahıl ve baklagil üretimiyle öne çıkan, aynı zamanda şeker pancarı, kuru soğan üretimi ve hayvancılığın bölge halkının temel geçim kaynağı olduğu bir bölge. Proje için belirlenen alanlar mevcut durumda mera, tarla ve hazine arazilerinden oluşuyor ve 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda 'tarımsal niteliği korunacak alan' ve 'mera alanı' olarak tanımlanıyor. Yöre halkı, madencilik faaliyetlerinin neden olacağı toz bulutları, tarım arazisi kaybı ve genel çevresel bozulmaların, bölgenin verimli tarımsal üretimini geri dönülmez bir şekilde baltalamasından korkuyor. Ayrıca, proje sahasının Sakarya Havzası ve Porsuk Alt Havzası içerisinde yer alması ve Eskişehir'in önemli su kaynaklarından Porsuk Çayı'na yalnızca 710 metre mesafede bulunması, su kaynaklarının kirlenmesi endişesini de beraberinde getiriyor. Çevre örgütleri ve bölge sakinleri, madencilik faaliyetlerinin Porsuk Havzası üzerinde ağır bir baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Çıkarılacak cevherin ise Eskişehir'in Sivrihisar ilçesindeki Kaymaz Altın İşletmesi'ne taşınarak işleneceği belirtiliyor.