Altın Fiyatlarında Yeni Zirve Beklentisi: ABD Borcu ve Merkez Bankalarının Talebi Fiyatları Uçuruyor
Küresel ekonomide yaşanan çalkantılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin tarihi borç seviyesine ulaşması, değerli metallere olan ilgiyi yeniden alevlendirdi. Ülkenin ulusal borcunun 40 trilyon doları geçmesiyle birlikte, dünya genelindeki merkez bankaları stratejik olarak fiziki altın stoklarını artırma yoluna gidiyor. Bu durum, altın piyasasında önemli bir hareketliliğe neden olurken, uzmanlar ons altının yakın gelecekte 5.400 dolar seviyesini görerek rekor bir tırmanış yaşayabileceği öngörüsünde bulunuyor.
Altın fiyatlarındaki son toparlanma dikkat çekici bir ivme kazandı. Yeni haftanın başlangıcında ons altın, 4.640 dolar seviyesine kadar yükselerek son üç ayın en yüksek değerlerinden birine ulaştı. Bu yükseliş, yılın başında 5.600 dolar civarında kaydedilen rekor seviyenin ardından yaşanan sert düzeltme döneminden sonra gerçekleşti. Hatta, haziran sonunda biten üç aylık periyotta altın, 2013 yılından beri en zayıf çeyreklik performansını sergilemişti. Ancak mevcut gelişmeler, bu tabloyu hızla değiştirmeye başladı.
Altındaki bu ani yükselişin arkasında yatan temel nedenlerden biri, Amerika Birleşik Devletleri'nin tahvil piyasasındaki dinamikler. Hazine Bakanlığı'nın 10 ila 30 yıl vadeli Hazine tahvili alımlarını en az iki katına çıkarma kararı, piyasalarda yeni bir beklenti dalgası yarattı. Buna ek olarak, ülkenin ulusal borcunun ilk kez 40 trilyon dolar sınırını aşması, yatırımcıların borçluluk konusundaki endişelerini yeniden tetikledi. Doların genel seyrindeki zayıflama da, dolar cinsinden fiyatlanan altının cazibesini artırarak yükselişini destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. UBS analistleri, önümüzdeki 12 ay içinde ons altının 5.400 dolara ulaşmasının oldukça mümkün olduğunu belirtiyor.
Merkez bankalarının değerli metale olan yoğun ilgisi de altın fiyatlarını yukarı taşıyan bir diğer kritik unsur. Dünya Altın Konseyi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ankete katılan merkez bankalarının yüzde 89'u küresel altın rezervlerini artırma eğiliminde. Katılımcıların yüzde 45'i ise kendi altın varlıklarının da artış göstereceğini düşünüyor; bu oran, anketin yapıldığı tüm dönemler içinde kaydedilen en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Küresel altın talebi yaklaşık 5.000 ton civarında seyrederken, arzın yalnızca yüzde 1,5'in biraz üzerinde bir artış göstermesi, piyasadaki arz-talep dengesini fiyatlar lehine çeviriyor.
Teknik analizler de altın fiyatlarındaki olumlu gidişatı destekliyor. Ons altın, geçtiğimiz günlerde 4.517 dolar seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalamayı aşarak önemli bir direnç noktasını geride bıraktı. Piyasanın bir sonraki önemli teknik hedefi ise 4.889 dolar olarak belirlenmiş durumda. Bu seviye, nisan ayında görülen zirveye işaret ediyor. Eğer altın bu direnci de kırabilirse, yatırımcıların gözü tekrar yılın başındaki rekor seviyelere dönecektir. Bu yükseliş trendi, Newmont, Endeavour Mining, Agnico Eagle Mines ve Kinross Gold gibi büyük altın madenciliği şirketleri için de önemli fırsatlar yaratabilir. Ancak, yatırımcıların altın ve madencilik hisselerindeki yüksek volatiliteye karşı dikkatli olmaları ve piyasa risklerini göz önünde bulundurmaları tavsiye ediliyor.