Altın Piyasasında Kritik Gün: Enflasyon Verisi Fiyatları Nasıl Etkileyecek?
Küresel finans piyasalarında gözler, 14 Temmuz tarihinde açıklanacak olan Amerika Birleşik Devletleri'nin haziran ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verisine çevrildi. Orta Doğu'daki artan jeopolitik gerilimler ve Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) sıkı para politikası duruşu nedeniyle baskı altında kalan altın fiyatları, bu kritik veri öncesinde önemli bir dönemeçten geçiyor. Analistler, bu ekonomik göstergenin piyasalardaki mevcut dengeyi kökten değiştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Son dönemde haftalık bazda %2'nin üzerinde bir değer kaybı yaşayan değerli metal, yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Mevcut durumda ons altın 4.065 dolar civarında dengelenirken, gram altın ise 6.125 TL seviyesinde işlem görüyor. Ancak uzmanlar, kısa vadede 4.000 ile 4.200 dolar arasındaki bir bant beklentisi içinde olsalar da, 14 Temmuz'da açıklanacak enflasyon rakamlarının bu beklentileri tamamen alt üst edebileceği görüşünü dile getiriyor. Piyasa katılımcıları, sadece Orta Doğu'daki olayları değil, aynı zamanda küresel ölçekteki makroekonomik verileri de yakından takip ederek fiyat hareketlerinin yönünü anlamlandırmaya çalışıyor.
Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesi, piyasalarda enflasyonist baskıları ve faiz artışı beklentilerini yeniden alevlendirdi. ABD Başkanı'nın ateşkesin sona erdiğini duyurması, bölgedeki askeri gerilimlerin artması ve İran'ın olası misilleme açıklamaları, jeopolitik risk primini artırdı. Bu durum, petrol fiyatlarının 80 dolar seviyelerini test etmesine yol açarken, dolaylı olarak altının reel getiri potansiyeli üzerinde bir baskı oluşturuyor. FED'in haziran ayı toplantı tutanaklarının yayımlanması da piyasalarda faiz indirim beklentilerini zayıflattı. Tutanaklar, bankanın para politikasını gevşetmeye yönelik ifadeleri metinden çıkardığını ortaya koydu. Üyeler arasındaki görüş ayrılıkları dikkat çekerken, bazıları faizlerin yıl sonuna kadar mevcut seviyelerde kalmasını savunurken, diğerleri ek faiz artışlarını gündeme getirdi. Piyasalar ise yıl sonuna kadar en az bir faiz artışını fiyatlamış durumda.
Altın fiyatları üzerindeki bu çifte baskı, analistler tarafından yakından izleniyor. FED, enflasyonu tetikleyebilecek üç ana unsuru yapay zeka kaynaklı talep artışı, potansiyel gümrük tarifeleri ve Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizlikler olarak sıralıyor. Bu faktörler karşısında altının cazibesini koruyabilmesi için, 14 Temmuz'da açıklanacak ABD TÜFE verisinin enflasyonda belirgin bir düşüş sinyali vermesi kritik önem taşıyor. Öte yandan, merkez bankalarının devam eden altın alımları, fiyatlardaki düşüşü sınırlayan önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Özellikle Çin Merkez Bankası'nın haziran ayında 15 tonluk alım yaparak rezervlerini artırması, FED'in sıkı para politikasına karşı bir dengeleyici rol oynuyor. Teknik olarak ons altın için 4.000 dolar psikolojik ve 3.940 dolar teknik destek seviyeleri olarak görülürken, olası bir yükselişte 4.200 dolar ilk direnç noktası olarak takip edilecek.