Altında 18 Yıl Sonra İlk Kez 'Ölümcül Kırılma' Yaşandı
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler ve enflasyonist baskılar altında kalan ons altın, Haziran ayının son işlem gününde tarihi bir düşüş yaşadı. Aylık bazda yaklaşık %-12,65'lik bir değer kaybına işaret eden bu gerileme, 2008 yılındaki küresel kriz döneminden bu yana kaydedilen en sert aylık düşüşlerden biri olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor. Teknik analiz uzmanları, altın grafiklerinde 'ölümcül kırılma' olarak adlandırılan bir formasyonun gerçekleştiğini belirtiyor.
Hafta başında 4.017 dolar seviyesinden işlem gören ons altın, haftanın ilerleyen günlerinde ve özellikle yeni işlem gününde 4.000 dolar sınırının altına sarkarak 3.965 dolar seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüş, ons altının son 7 ayın en düşük seviyelerine yaklaşmasına neden oldu. 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla kaydedilen bu değerler, piyasalardaki satış baskısının ne denli yoğunlaştığını gözler önüne seriyor.
Haziran ayının son işlem günündeki bu sert düşüş, ons altının Ekim 2008'den bu yana yaşadığı en ciddi aylık gerileme olma potansiyeli taşıyor. O dönemde ons altın, Ekim 2008'de %-16,80'lik bir kayıp yaşamıştı. Eğer günün geri kalanında ve takip eden işlemlerde fiyatlarda belirgin bir toparlanma yaşanmazsa, mevcut ayki düşüş, küresel finansal krizin yaşandığı 2008 yılından bu yana geçen 18 yıllık süreçteki en çarpıcı aylık çöküş olarak tarihe geçecek.
Ons altındaki küresel satış baskısı, Türkiye'deki iç piyasalara da yansıdı. Gram altın fiyatlarında da önemli düşüşler gözlemlendi. Spot piyasada gram altın, güne 5.950 Türk Lirası seviyesinden başlayarak yıl içerisindeki kazançlarının bir kısmını geri verdi ve 6.000 Türk Lirası sınırının altına indi. Kapalıçarşı'daki fiziki gram altın satış fiyatı ise sabah saatlerinde 6.032 Türk Lirası olarak kaydedildi. Bu durum, hem uluslararası piyasalardaki dalgalanmaların yerel ekonomiler üzerindeki etkisini hem de yatırımcıların altın varlıklarındaki değişimini ortaya koyuyor.
Altın fiyatlarındaki bu belirgin düşüş, teknik göstergelerde de dikkat çekici bir değişime yol açtı. Ons altın fiyatında 50 günlük hareketli ortalama 4.438 dolar, 200 günlük hareketli ortalama ise 4.477 dolar seviyelerinde seyrederken, 50 günlük ortalamanın 200 günlük ortalamayı aşağı yönlü kesmesiyle teknik analizde 'ölüm kesişimi' (death cross) olarak bilinen kritik bir formasyon meydana geldi. Analistler, eğer 50 günlük hareketli ortalama tekrar 200 günlük ortalamanın üzerine çıkamazsa, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam edebileceği yönünde öngörülerde bulunuyorlar.
Altın fiyatlarındaki bu düşüşün ardında yatan nedenler arasında küresel piyasalardaki belirsizlikler, enflasyonist beklentiler ve faiz oranlarındaki artış eğilimi öne çıkıyor. TD Securities Emtia Araştırma Başkanı Bart Melek, altın piyasası için kısa vadede en büyük riskin petrol fiyatlarındaki olası artışlar olduğunu ve bunun enflasyonist baskıları daha da körükleyebileceğini belirtti. Melek, petrol stoklarının tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunduğuna dikkat çekerek, Brent petrolün 90-110 dolar aralığına yükselebileceği, bunun da enflasyon beklentilerini artırabileceği ve merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye itebileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, altın yatırımcıları için fırsat maliyetini yükseltebileceğini ifade etti.
Bart Melek, Orta Doğu'daki gerilimin devam ettiğine ve İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki misilleme saldırılarının henüz sona ermediğine vurgu yaptı. Bu jeopolitik risklerin, altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi etkileyebileceğini söyledi. Ancak Melek, mevcut düşük altın fiyatlarının stratejik bir alım fırsatı da sunabileceğini savundu. Yatırımcıların bu volatil dönemde dikkatli olması ve piyasa dinamiklerini yakından takip etmesi gerektiği belirtiliyor.