Amazon'da Yapısal Değişiklikler: Binlerce Çalışanla Yollar Ayrılıyor
E-ticaret devi Amazon, son dönemde aldığı kararlarla küresel iş gücü yapısında önemli değişikliklere imza atıyor. Şirket, özellikle pandemi sürecinde hızla artan çalışan sayısını dengelemek ve geleceğin teknolojik yatırımlarına odaklanmak amacıyla binlerce kurumsal çalışanı ile yollarını ayırma kararı aldı. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos, daha önce yaptığı bir açıklamada, yeni tip koronavirüs salgınının yaygınlaştığı dönemde insanların çevrimiçi alışverişe yönelmesiyle birlikte şirketin istihdamını önemli ölçüde artırdığını kabul etmişti. Bezos, o günlerdeki durumu "İnsanlar evlerinde kalıp sipariş veriyordu. Biz de çalışan sayımızı gerçekten çok yükselttik." sözleriyle özetlemişti. Bu itiraf, şirketin mevcut yapısal dönüşümünün temelini oluşturan gelişmeleri daha anlaşılır kılıyor.
Şirket, bu kapsamda ana e-ticaret operasyonlarını yürüten Stores biriminde yeni bir işten çıkarma dalgasını duyurdu. Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve İngiltere gibi farklı ülkelerdeki çalışanları etkileyen bu son kesintilerde, binin altında beyaz yakalı çalışanın işini kaybettiği belirtiliyor. Bu adımlar, daha önce Ekim 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında yaklaşık 30 bin kurumsal pozisyonun kaldırılmasına yönelik planların ardından geldi. Amazon yetkilileri, bu düzenlemelerin temel amacının Stores biriminin mevcut öncelikleriyle daha uyumlu, verimli ve odaklanmış bir yapı oluşturmak olduğunu ifade etti. Pandemi öncesinde yaklaşık 798 bin civarında olan Amazon'un toplam çalışan sayısı, 2020 sonunda 1,298 milyona, 2021 sonunda ise 1,608 milyona ulaşmıştı. Bu durum, iki yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık 810 bin kişilik olağanüstü bir istihdam artışı yaşandığını gösteriyor. Bu büyümenin büyük bir kısmı, lojistik merkezleri, teslimat ağları ve dağıtım altyapısının genişletilmesiyle ilgiliydi. Ancak son dönemde yaşanan işten çıkarmalar, daha çok şirketin merkez ofislerindeki kurumsal pozisyonları ve beyaz yakalı çalışanları hedef alıyor.
Amazon'un iş gücü stratejisindeki bu değişim, şirketin toplam istihdamının pandemi öncesi seviyelere tam olarak dönmediğini, ancak iş gücünün bileşiminin önemli ölçüde değiştiğini ortaya koyuyor. Kurumsal departmanlardaki kadro daraltması, operasyonel verimliliği artırmaya yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda bu yeniden yapılanma süreci, Amazon'un yapay zeka altyapısına yapacağı devasa yatırımlarla örtüşüyor. Şirketin 2026 yılı için belirlediği sermaye harcaması planının yaklaşık 220 milyar dolara çıkarıldığı bildirildi. Bu bütçenin büyük bir kısmının veri merkezlerinin kapasitesinin artırılması, bilgi işlem gücünün yükseltilmesi, bellek sistemlerinin geliştirilmesi ve özellikle yapay zeka çiplerinin temini gibi alanlara aktarılması bekleniyor. Amazon'un bulut bilişim hizmetleri sunan Amazon Web Services (AWS) biriminin satışları, son çeyrekte yıllık bazda yüzde 37'lik bir büyüme kaydederek şirketin gelir artışına önemli katkı sağladı. Bu bağlamda, işten çıkarmaların genel bir küçülme yerine, kaynakların daha stratejik ve geleceğe yönelik alanlara kaydırılmasına yönelik bir yeniden organizasyon olduğu anlaşılıyor.
Bu trend, sadece Amazon ile sınırlı kalmıyor. Microsoft ve Meta gibi diğer teknoloji devleri de yapay zeka altyapılarına büyük yatırımlar yaparken, bazı departmanlarındaki çalışan sayısını azaltma yoluna gidiyor. Bu durum, sektördeki genel eğilimin, yapay zeka ve bulut bilişim hizmetlerine odaklanma yönünde olduğunu açıkça gösteriyor. Teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi, iş gücünün geleceği hakkında da önemli tartışmaları beraberinde getiriyor. Bazı analizlere göre, özellikle kariyerinin başındaki beyaz yakalı çalışanlar ve rutin kurumsal görevleri yerine getirenler, yapay zeka otomasyonu nedeniyle daha fazla risk altında olabilir. Ancak diğer yandan, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, özel çiplerin tasarımı, veri merkezlerinin işletimi, yapay zeka modellerinin dağıtımı ve bu ürünlerin yönetimi gibi alanlarda uzmanlaşmış nitelikli profesyonellere olan talep artmaya devam ediyor. Bezos'un geçmişteki açıklamaları, şirketin pandemi dönemindeki hızlı büyümesini desteklerken, günümüzdeki işten çıkarma kararlarını yalnızca o döneme bağlamak eksik bir değerlendirme olacaktır. Yapay zeka teknolojilerine yapılan yatırımlar, otomasyonun artması ve kurumsal yapının daha yalın hale getirilmesi gibi faktörler, gelecekte iş gücünün nasıl şekilleneceği konusunda belirleyici rol oynuyor.