Antalya Açıklarında 2100 Yıllık Antik Gemi Batığı Bulundu: Binlerce Eser Gün Yüzüne Çıktı
Kültür Sanat

Antalya Açıklarında 2100 Yıllık Antik Gemi Batığı Bulundu: Binlerce Eser Gün Yüzüne Çıktı

4

Antalya'nın turkuaz sularının derinliklerinde, Akdeniz'in antik ticaret yollarından birinde tarihin tozlu sayfalarına ışık tutan olağanüstü bir keşif yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncülüğünde Adrasan açıklarında yürütülen sualtı arkeoloji çalışmaları kapsamında, yaklaşık 2100 yıl öncesine, yani M.Ö. 1. yüzyıla ait olduğu belirlenen görkemli bir gemi batığına ulaşıldı. Bu tarihi buluntu, Akdeniz ve dünya deniz arkeolojisi alanında önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Deniz tabanının 42 ila 55 metre gibi dikkat çekici bir derinliğinde yer alan batık, antik dönemin hareketli ticaret ağlarının bir kanıtı niteliğinde. Sualtı arkeologları ve son teknoloji ürünü sualtı robotlarının titizlikle yürüttüğü kazı çalışmaları neticesinde, geminin taşıdığı tahmin edilen binlerce tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı. Bu eserlerin büyük çoğunluğunu, dönemin lüks sofra kültürünü gözler önüne seren, farklı form ve boyutlarda üretilmiş seramikler oluşturuyor. Yapılan incelemeler, bu seramiklerin önemli bir kısmının, antik adıyla Rhosus, günümüzdeki adıyla Arsuz (Hatay) bölgesinde üretildiğini ortaya koydu.

Keşfedilen seramiklerin çeşitliliği ve estetik kalitesi, antik Roma aristokrasisinin zevklerine hitap eden sofistike bir sofra düzenini tasvir ediyor. Aralarında tabaklar, kaseler, çerezlikler ve servis tepsileri gibi çeşitli formların bulunduğu 122 farklı tipte seramik örneği bulundu. İlginç bir detay ise, bu Rhosus seramiklerinin, ünlü Romalı hatip Çiçero'nun, dostu Attikus için verdiği özel siparişler aracılığıyla antik dönem mektuplarına dahi konu olmuş olması. Bu durum, hem seramiklerin ticari ve kültürel önemini hem de dönemin üst düzey sosyal yaşamına dair değerli ipuçları sunuyor.

Binlerce yıl boyunca deniz dibinde bozulmadan günümüze ulaşmayı başaran bu kırılgan eserlerin sırrı ise, antik dönemdeki akılcı lojistik uygulamalarda yatıyor. Arkeologlar, ahşap sandıklara yerleştirilen seramiklerin arasına koruyucu bir katman olarak kilin serpiştirildiğini tespit etti. Gemi batarken meydana gelen sarsıntıyı emen bu kil tabakası, değerli yükün kırılmasını engelleyerek günümüze ulaşmasını sağlamış. Elde edilen Antakya kökenli M.Ö. 1. yüzyıl sikkeleri, geminin seyahat rotası hakkında önemli bilgiler veriyor. Bu bulgulara göre, gemi M.Ö. 1. yüzyılın ortalarında Arsuz'dan aldığı yükle Antakya, Ege Denizi ve Yunanistan üzerinden Roma'ya doğru ilerlerken, Adrasan açıklarında meydana gelen şiddetli bir fırtına sırasında sığlığa çarparak battığı düşünülüyor. Sualtı kazı çalışmaları, bu büyüleyici tarihi yapıtın sırlarını çözmek amacıyla Adrasan kıyılarında titizlikle sürdürülüyor.

Paylaş

İlgili Haberler