Antalya'da Zeytin Hasadı Rekor Seviyede: 'Var Yılı' İlan Edildi
Antalya'nın binlerce yıllık tarımsal mirasının en önemli sembollerinden biri olan zeytin, bu sezon adeta bereket saçtı. Tarihi kökleri 2 bin 200 yıl öncesine dayanan ve antik kentlere uzanan üretim alanlarında, bu yıl zeytin hasadında olağanüstü bir artış gözlemleniyor. Kentin dört bir yanına yayılan 180 bin 920 dekarlık geniş alanda süren zeytin hasadı, üreticiler ve zeytinyağı sektörü için büyük bir sevinç kaynağı oldu. Bu bolluk, bölgede adeta bir 'var yılı' ilan edilmesine yol açtı.
15 Eylül'de başlayan ve halen yoğun bir şekilde devam eden hasat süreci, modern tesislerde titizlikle işleniyor. Bahçelerden özenle toplanan zeytinler, bekletilmeden sıkım tesislerine ulaştırılarak taze bir şekilde işleme alınıyor. Yıkama, kırma ve presleme aşamalarından geçen zeytinler, kısa sürede yüksek kaliteli zeytinyağına dönüştürülüyor. Bu yılki rekolte tahminleri, geçen yıllara kıyasla önemli bir artış göstererek beklentilerin üzerine çıkmış durumda. Özellikle coğrafi işaret tescili bulunan 'Tavşan Yüreği' çeşidi ile tescil sürecinde olan 'Beylik' zeytininin bu artıştaki payı dikkat çekiyor.
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytindeki bu muazzam bereketi değerlendirerek, bu yılın 'var yılı' olduğunu resmen duyurdu. İklim değişikliğiyle mücadelede ve su kaynaklarının verimli kullanımı konusunda zeytinin stratejik önemine vurgu yapan Çandır, geçen yıl elde edilen 55 bin tonluk üretimin ardından bu yılki sıçramanın rakamsal boyutlarını paylaştı. Bu yıl yaklaşık yüzde 30'luk bir rekolte artışı öngörüldüğünü belirten Çandır, toplamda 70 bin ton civarında zeytin hasat edilmesiyle birlikte, bunun yaklaşık 13 ila 14 bin ton zeytinyağı ve 10 ila 15 bin ton arasında da sofralık zeytin (salamura) üretimi anlamına geldiğini ifade etti.
Başkan Çandır, üreticilerin alın terinin karşılığını almasını ve kaliteli ürünlerinin hak ettiği değeri bulmasını temenni etti. Ayrıca, bölgeye özgü ve yüksek potansiyele sahip 'Tavşan Yüreği' zeytin çeşidi için Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tescil başvurusunun yapıldığını da hatırlattı. Bu gelişme, Antalya zeytininin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına ve değerinin artmasına önemli katkılar sağlayacak. Tarihi toprakların sunduğu bu bolluk, hem yerel ekonomiyi canlandıracak hem de Türk zeytinyağının kalitesini bir kez daha gözler önüne serecek.