Antik Hippos'ta İki Duvar Arasında Saklı Tarihi Hazine Ortaya Çıktı
İsrail'in kuzeyinde, Celile Denizi'nin doğu kıyısında yer alan antik Hippos kentinde yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları, tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan büyük bir sırrı aydınlattı. Arkeologlar, iki yapının duvarları arasına gizlenmiş, Geç Bizans dönemine ait olduğu düşünülen, nadir bulunan bir hazineyi gün yüzüne çıkardı. Bu olağanüstü keşif, bölgedeki Roma ve Bizans dönemlerine ışık tutarken, dönemin ekonomik ve sosyal yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor.
Kazı heyeti tarafından yürütülen titiz çalışmalar esnasında, metal dedektörü teknolojisi kullanılarak önemli bir sinyal tespit edildi. Sinyalin geldiği noktada, iki duvar arasında bulunan büyük bir taşın altında, bir kumaş kesesi içinde saklanmış halde, tam 97 adet saf altın sikke ve çok sayıda değerli mücevher parçası bulundu. Dr. Michael Eisenberg ve Dr. Arleta Kowalewska gibi önde gelen arkeologlar tarafından yapılan ön değerlendirmelere göre, bu buluntu, İsrail topraklarında karada tespit edilen en büyük Bizans dönemi altın definelerinden biri olma özelliği taşıyor. Keşfedilen hazinenin, yaklaşık bin beş yüz yıl öncesine ait olması, buluntunun tarihi önemini bir kat daha artırıyor.
Bulunan sikkelerin incelenmesi, M.S. 500'lü yılların başlarındaki İmparator I. Justin dönemi ile M.S. 610'lu yılların başlarındaki İmparator Herakleios dönemini kapsayan yaklaşık bir asırlık bir zaman dilimini işaret ediyor. Hazinede, o dönemde yüksek meblağlı ticari işlemlerde ve ödemelerde kullanılan solidi, semisses ve tremisses gibi farklı değerlerde altın para birimleri bulunuyor. Özellikle dikkat çeken sikkelerden biri, M.S. 610 yılında İmparator Herakleios'un tahta çıkışını sağlayan isyan süreci sırasında Kıbrıs adasında basılmış bir 'tremissis' olarak öne çıkıyor. Altın sikkelerin yanı sıra, inci, yarı değerli taşlar ve cam işlemelerle süslenmiş altın küpe parçaları gibi zengin mücevher örnekleri de defineyi tamamlıyor. Bazı sikkelerin üzerinde gözlemlenen kumaş lifi kalıntıları, saklanma yöntemine dair önemli bilgiler sağlıyor.
Arkeolojik veriler ve dönemin tarihi olayları ışığında yapılan analizler, bu değerli hazinenin M.S. 614 yılında Sasani İmparatorluğu ordularının Bizans İmparatorluğu'nun Filistin topraklarına yönelik düzenlediği büyük istila sırasında toprağa gizlendiğini gösteriyor. Uzmanlar, o dönemde yaşanan yoğun savaş ortamı ve siyasi belirsizlikler nedeniyle, bölge sakinlerinin servetlerini güvence altına almak amacıyla bu tür gizli defineler oluşturduğunu belirtiyor. Ancak, yaşanan karmaşa ve çatışmalar sonucunda, bu hazineyi gömen kişilerin geri dönüp emanetlerini alamaması, bu değerli koleksiyonun yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmasına neden olmuş.