Aşkabat: Beyaz Mermerle Örtülü, Rekorlarla Dolu Bir Başkent
Türkmenistan'ın göz kamaştırıcı başkenti Aşkabat, eşsiz mimarisi ve yoğun beyaz mermer kullanımıyla küresel ölçekte dikkat çekiyor. Şehir, bağımsızlık sonrası gerçekleştirilen büyük bir dönüşümle adeta beyaz bir tuval üzerine işlenmiş gibi görünüyor. Geniş bulvarları, görkemli anıtları, heybetli kamu binaları ve ıssız görünen meydanları baştan sona beyaz mermerle kaplı olması, Aşkabat'a "Beyaz Mermer Şehir" unvanını kazandırmış durumda. Bu kendine has estetik anlayış, kenti adeta uzaktan bakıldığında tek bir renkten oluşuyormuş gibi bir izlenim vermesini sağlıyor.
Aşkabat'ın bu dikkat çekici özelliği, uluslararası alanda da tescillenmiş durumda. Guinness Dünya Rekorları tarafından yapılan belirlemelere göre, Aşkabat dünyanın en fazla beyaz mermerle kaplı bina alanına sahip şehri olarak kayıtlara geçti. Yapılan tespitlere göre, şehirde toplamda 4 milyon 513 bin 584 metrekarelik devasa bir alan, prestijli beyaz mermer ile örtülmüş durumda. Bu rakam, kentin mimari karakterini belirleyen en önemli unsur olarak öne çıkıyor ve onu benzersiz kılıyor.
Şehirdeki bu kapsamlı mermer kaplama uygulaması, özellikle 2013 yılından itibaren hız kazanmış görünüyor. Elde edilen bilgilere göre, o tarihlerde kentteki toplam 543 bina tamamen beyaz mermerle kaplanmıştı. Bu durum, şehir merkezindeki yapıların büyük bir çoğunluğunun dış cephesinde hakim olan beyaz renk ile pekişiyor. Bu mimari devrim, Türkmenistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından daha da belirginleşti. Sovyet döneminden miras kalan eski yapılar yerine, modern ve gösterişli bir başkent yaratma vizyonuyla geniş yollar, görkemli anıtlar, muazzam saraylar ve tabii ki mermer kaplı kamu binaları inşa edildi. Bu sayede Aşkabat, uluslararası alanda modern ve ihtişamlı bir başkent kimliğiyle yeniden tanımlandı. Günümüzde pek çok uluslararası gözlemci ve seyyah, Aşkabat'ın bu yapısını "gerçeküstü" olarak nitelendiriyor.
Aşkabat'ın mimari dokusu sadece mermerle sınırlı değil; aynı zamanda gösterişli ve sıra dışı unsurları da barındırıyor. Örneğin, Alem Eğlence Merkezi içinde yer alan ve yaklaşık 57 milyon sterlinlik bir maliyetle inşa edilen kapalı dönme dolap, 47,6 metrelik yüksekliğiyle kentin farklı bir yönünü sergiliyor. Genel olarak şehirdeki mimari yaklaşımın temelinde, Türkmenistan'ın büyük, etkileyici ve emsalsiz bir başkent inşa etme arzusu yatıyor. Altın varaklarla süslenmiş yapılar, geniş ve ferah meydanlar, kusursuzca düzenlenmiş yollar ve devasa anıtlar, bu vizyonun somutlaşmış halleri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu görkemli tablo, beraberinde birtakım tartışmaları da getiriyor. Bazı çevrelerce, bu büyük mimari dönüşüm sürecinde yaşanan yerinden edilme olayları, su tedarikiyle ilgili yaşanan güçlükler ve aktif olarak kullanılmayan devasa tesislerin varlığı eleştiri konusu olabiliyor. Dahası, Türkmenistan'ın uyguladığı katı vize politikaları, ülkeye gelen uluslararası turist sayısını kısıtlayarak bu eşsiz şehrin potansiyel ziyaretçi kitlesini sınırlıyor. Buna rağmen Aşkabat, rekorlarla anılan görkemli yapısıyla bir yandan ilgi odağı olurken, diğer yandan da sosyo-ekonomik ve siyasi tartışmaların merkezinde yer almayı sürdürüyor. Şüphesiz ki, dünya üzerinde böylesine kendine özgü ve çarpıcı bir mimariye sahip başka bir başkent bulmak oldukça zordur.