Askeri Hastaneler Kapandı, Sağlık Sistemi Çöktü: Savaş Uyarısı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye'nin savunma kapasitesi ve asker sağlığına ilişkin önemli bir konuyu kamuoyunun dikkatine sundu. Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı ziyareti sırasında emekli askerlerle bir araya gelen Özel, bu kişilerin dile getirdiği ciddi endişeleri paylaştı. Emekli subaylar, mevcut askeri sağlık sisteminin yetersizliğine dikkat çekerek, acil bir durumda ülkenin savunmada büyük bedeller ödeyebileceği uyarısında bulundular.
Emekli askerlerin en büyük talebi, kapatılan askeri hastanelerin yeniden faaliyete geçirilmesi ve askeri sağlık sisteminin eski gücüne kavuşturulması yönünde. Bu subaylar, özellikle çatışma durumlarında yaralanan askerlere yönelik harp cerrahisi konusunda uzmanlaşmış hekimlerin sayısındaki azlığa ve bu durumun evlatların hayatını riske attığına vurgu yaptılar. Özel, “Yarın bir savaş olsa, bedelini ağır öderiz” diyen emeklilerin, askeri sağlık sisteminin ivedilikle yeniden tesis edilmesi gerektiğini ilettiğini belirtti.
Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi ve binlerce askeri doktorun görev yerlerinin değişmesi süreci, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında yaşandı. Bu durumun üzerinden yaklaşık on yıl geçerken, askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması yönünde verilen sözlerin henüz tam olarak hayata geçirilemediği gözlemleniyor. Muhalefet partileri tarafından defalarca dile getirilen bu talep, Milliyetçi Hareket Partisi'nden de destek görmüş durumda. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, askeri hastanelerin kapatılmasını bir “hata”, yeniden açılmasını ise “sevap” olarak nitelendirmişti.
Mevcut durumda, askeri hastanelerin yeniden açılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği yönünde açıklamalar yapılsa da, bu konuda somut bir ilerleme kaydedilemediği belirtiliyor. Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler'in de bu yönde adımlar atıldığını ifade etmelerine rağmen, sahadaki askerlerin ve ailelerinin endişeleri giderek artıyor. Harp cerrahisi gibi kritik alanlarda uzmanlaşmış hekimlerin eksikliği, olası bir çatışma durumunda ülkenin savunma gücünü doğrudan etkileyebilecek bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.