Askeri Üs Nakli Siyasete Alet Edildi: Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor
Manisa'nın Akhisar ilçesine taşınacağı iddia edilen İzmir Çiğli Ana Jet Üssü'ne ilişkin gelişmeler, siyasi arenada ciddi tartışmalara yol açtı. Konuyla ilgili ilk bilgileri paylaşan bir siyasi partinin ilçe başkanının açıklamaları, devlet kurumlarının işleyişi ve bilgi akışı konusundaki hassasiyetleri yeniden gündeme getirdi. Akhisar'da yerel basın mensuplarıyla bir araya gelen ilçe başkanı, 2. Ana Jet Üssü ve Hava Okul Komutanlığı'nın ilçeye konuşlandırılacağını, üssün isminin de Akhisar olacağını duyurdu. Bu gelişmeyle birlikte pilot teğmenlerin eğitimlerinin artık Akhisar'da verileceği, Çiğli'deki Hürkuş ve Hürjet eğitimlerinin sürerken, Akhisar'da F-4 ve F-16 filolarının konuşlandırılacağı bilgisi paylaşıldı.
Bu büyük çaplı askeri projede altyapı ve pist yapım çalışmalarının çoktan başladığına dikkat çekilirken, projenin yaklaşık 20 milyar Türk Lirası gibi devasa bir bütçeye sahip olduğu ifade edildi. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, bu taşınma süreciyle birlikte Akhisar'a yaklaşık 3 bin 500 askeri ve sivil personelin yerleşeceği, bu durumun ilçe ekonomisine ve sosyal yapısına önemli katkılar sağlayacağı belirtildi. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı gibi önemli bir devlet kurumunun yürüttüğü böylesine stratejik bir projenin, bir siyasi parti ilçe başkanı tarafından kamuoyuna duyurulması, beklendiği gibi ciddi eleştirilere neden oldu.
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada ise, İzmir Çiğli'deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığı ve Uçuş Okulu'nun Manisa'nın Akhisar ilçesine nakledileceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Bu çelişkili durum, olayın siyasi boyutunu daha da derinleştirdi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan, Milli Savunma Bakanlığı'ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu, bu türden bir bilginin bir siyasi parti temsilcisi tarafından açıklanmasının devlet geleneğiyle bağdaşmadığını vurguladı. Bağcıoğlu, bir askeri tesise ait yer değişikliği gibi kritik bir kararın Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yetkisinde ve Milli Savunma Bakanlığı'nın onay ve sorumluluğu altında yürütülen bir süreç olduğunu hatırlattı.
Bağcıoğlu, bu tür bilgilerin bir siyasi parti ilçe başkanının açıklama yapabileceği bir konu olmadığını belirterek, bu durumun 103 yıllık Cumhuriyet geleneği ve bin yıllık devlet geleneği açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu olayın, devlet aklının nasıl hiçe sayıldığını gösteren somut bir örnek teşkil ettiğini söyleyen Bağcıoğlu, söz konusu bilginin ilçe başkanına hangi yollarla ulaştığının da ayrı bir soru işareti olduğunu ifade etti. Bu gelişme, askeri stratejik kararların siyasi polemiklere malzeme edilmesinin sakıncalarını ve devletin gizlilik prensiplerine uyumun önemini bir kez daha gözler önüne serdi.