Atatürk'ün Bilim Mirası Botanik Bahçesi'nde Bürokratik Engeller
Gündem

Atatürk'ün Bilim Mirası Botanik Bahçesi'nde Bürokratik Engeller

1

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla 1935 yılında Türkiye'ye davet edilen uluslararası alanda tanınmış Alman bilim insanları Profesör Alfred Heilbronn ve Profesör Leo Brauner tarafından kurulan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi, yarım asırdan uzun bir süredir eğitim ve bilimsel araştırmaların merkezi konumundaydı. Dünya genelindeki botanik bahçeleri ağına kayıtlı iki önemli merkezden biri olan ve bünyesinde üç binden fazla farklı bitki türünü barındıran bu değerli alan, bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapıyordu.

Ancak gelinen noktada, Atatürk'ün bilime kazandırdığı bu emanete erişim, akademik çevreler ve öğrenciler için ciddi bürokratik süreçlere tabi hale geldi. Bilimsel araştırmalar yapmak veya ders işlemek amacıyla bahçeye girmek isteyen akademisyenler ve öğrenciler, artık İstanbul Müftülüğü'nden izin almak durumundalar. Bahçenin bulunduğu arazinin, Osmanlı döneminde Şeyhülislamlık makamının yer aldığı gerekçesiyle 2017 yılında müftülüğe devredilmesinin ardından bu yeni düzenleme yürürlüğe girdi.

Müftülük yetkililerinden alınan bilgiye göre, bilimsel amaçlı ziyaretler için başvuru sahiplerinin resmi bir dilekçe ile müracaat etmeleri gerekiyor. Üniversite öğrencileri de eğitim faaliyetleri kapsamında bahçeyi ziyaret etmek istediklerinde, öncelikle üniversitenin ilgili biriminden resmi bir yazı almalı ve bu yazıyı müftülüğe iletmelidir. Nihai karar, başvuru ve belgelerin incelenmesinin ardından müftülük tarafından veriliyor. Bu durum, uluslararası düzeyde tanınan ve tohum alışverişi yapan bir bilim merkezinin işleyişinde beklenmedik bir yavaşlamaya ve zorluğa neden oluyor.

Atatürk'ün talimatıyla eğitim ve araştırma amacıyla kurulan bu botanik bahçesi, biyoloji öğrencileri için uygulamalı derslerin yapıldığı, araştırmacıların ise saha çalışmaları yürüttüğü hayati bir öneme sahipti. Dünyanın dört bir yanından getirilen binlerce nadir bitki türünü barındıran koleksiyonuyla küresel ölçekte de saygın bir yere sahip olan bahçenin, günümüzde bu tür idari prosedürlere takılması, bilimsel ilerleme ve eğitim faaliyetleri açısından endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bilimsel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına bu durumun yeniden gözden geçirilmesi gerektiği düşünülüyor.

Paylaş

İlgili Haberler