Atlantik'in Dibindeki Tehlike: Radyoaktif Varillerden Sızan Kirlilik Araştırılıyor
Dünya

Atlantik'in Dibindeki Tehlike: Radyoaktif Varillerden Sızan Kirlilik Araştırılıyor

4

Avrupa ülkelerinin onlarca yıl önce Kuzeydoğu Atlantik Okyanusu'nun derinliklerine terk ettiği yüz binlerce radyoaktif atık varili, günümüzde bilim insanlarının yoğun inceleme konusu haline geldi. Yaklaşık 30 uzmandan oluşan bir ekip, 'NODSSUM' adı verilen uluslararası bir proje kapsamında, okyanusun yaklaşık 4 bin 700 metre derinliğindeki bu tehlikeli depolama alanına yönelik kapsamlı araştırmalar yürüttü. Bu çalışmaların temel amacı, zamanla yıpranan ve sızdırma riski taşıyan bu varillerin çevresel etkilerini anlamak ve olası zararları en aza indirmek.

Fransız araştırma gemisiyle bölgeye ulaşan ekip, 'Nautile' adlı insansız denizaltı aracıyla toplamda 20 başarılı dalış gerçekleştirdi. Bu dalışlar sayesinde araştırmacılar, doğrudan okyanus tabanına inerek paslanmış varilleri ve çevrelerindeki tortu örneklerini inceleme fırsatı buldu. İlk bulgular, endişe verici bir tabloyu gözler önüne serdi. Bazı varillerin ciddi korozyona uğradığı, metal yapılarının zayıfladığı ve hatta parçalandığı tespit edildi. Bu hasar gören varillerden sızan düşük ve orta seviyeli radyoaktif atıkların, beton, bitüm veya reçine gibi sabitleyici maddelerden ayrılarak çevredeki çamurlu deniz tabanına yayıldığı gözlemlendi. Yapılan ilk ölçümlerde, bölgede Kobalt-60 ve Niyobyum-94 gibi tehlikeli radyoaktif izotopların yanı sıra Sezyum-137 ve Amerikyum-241 gibi maddelerin varlığı da saptandı.

Geçmişte radyoaktif atıkların bertaraf edildiği bir bölge olarak kullanılan Kuzeydoğu Atlantik'e bırakılan varil sayısı tahminlerin de üzerinde. Yapılan hesaplamalara göre, bu bölgeye terk edilen toplam radyoaktif atık varili sayısı 200 bini aşmış durumda. Bu varillerin büyük bir kısmının Avrupa ülkeleri tarafından, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında okyanusa bırakıldığı biliniyor. Sadece İngiltere'nin 140 binden fazla, Belçika'nın ise yaklaşık 55 bin varil bıraktığı kayıtlarda yer alıyor. Fransa da 1967 ve 1969 yıllarındaki iki ayrı operasyonda 46 binden fazla varili bu bölgeye atmış. Bu devasa sayı, okyanus ekosistemi için ciddi bir risk teşkil ediyor.

Bilim insanlarının dikkatini çeken bir diğer önemli nokta ise, radyoaktif atıkların bulunduğu çevrede gelişen yaşam formları oldu. Paslanmış metal varillerin yüzeylerinde anemonlar, süngerler ve yengeçler gibi deniz canlılarının yaşam alanı bulduğu görüldü. Bu durum, araştırmacılara, radyoaktif maddelerin bu canlıların bünyesine geçip geçmediği ve derin deniz ekosisteminin genel sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri konusunda yeni sorular yöneltiyor. 2026 yılında yapılması planlanan çalışmalar, bir yıl önce başlayan araştırmanın ikinci aşamasını oluşturuyor. İlk aşamada varillerin bulunduğu alanların haritalanması hedeflenirken, son dalışlarda doğrudan varillerin çevresinden alınan su, tortu ve canlı örnekleri üzerindeki analizler, bu gizli tehlikenin boyutlarını ve ekolojik sonuçlarını aydınlatacak.

Paylaş

İlgili Haberler