Avrupa Birliği Çin'den Hibrit Otomobil İhracatını Sınırlandırmasını İstiyor
Avrupa Birliği, artan ticaret gerilimini ve potansiyel bir ticaret savaşını önlemek amacıyla Çin'den hibrit otomobil ihracatını gönüllü olarak sınırlamasını talep etti. Brüksel'in bu talebi, Çin'de üretilen ve Avrupa pazarına hızla giren uygun fiyatlı hibrit araçların, Avrupalı otomobil üreticileri üzerinde yarattığı baskıya bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği'nin hedefi, Çin menşeli hibrit araçların AB pazarındaki mevcut payını, şu anda %33'ün üzerinde seyreden seviyesinden yaklaşık %15'e indirmek.
Konuya yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, Avrupa Birliği yetkilileri, Pekin yönetimine bu konuda bir çağrıda bulundu. Eğer Çin, kendi otomobil üreticilerinin ihracatını gönüllü olarak kontrol altına almazsa, Avrupa Birliği'nin daha sert önlemler alacağı belirtiliyor. Bu önlemler arasında, Çin'den ithal edilen araçlara yönelik daha yüksek gümrük vergileri uygulanması gibi seçenekler bulunuyor. Avrupa Birliği, bu adımlarla kendi otomotiv sanayisini korumayı ve olası bir sanayisizleşme sürecini durdurmayı amaçlıyor. Bir yetkili, bu durumu "yönetilen ticaret" olarak tanımlayarak, Brüksel'in pazarlarını korumak için harekete geçmek zorunda olduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği'nin bu önerisinin, 1986 yılında Japonya ile yapılan ve Tokyo'nun araç ihracatını sınırlamayı kabul ettiği, böylece Toyota ve Nissan gibi Japon otomobil devlerini Avrupa'da yatırım yapmaya teşvik eden anlaşmanın bir benzeri olması umuluyor. Avrupa Birliği, Ekim ayına kadar Çin ile arasındaki büyük ticaret açığını azaltma konusunda somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda, pazar erişimiyle ilgili sorunları ele almak üzere AB-Çin Ticaret ve Yatırım Danışmanlığı (TIC) forumu kuruldu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB'nin Çin ile arasındaki günlük 1 milyar Euro'luk ticaret açığının kritik bir noktaya ulaştığını ve bunun "ikinci Çin şoku" olarak adlandırılabileceğini ifade etti. Von der Leyen, ilişkinin yeniden dengelenmesi için ellerindeki tüm araçları kullanacaklarını ve sözlerden ziyade eylemlerin önemini vurguladı.
Bu gelişmelerin ardından, Avrupa Birliği Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič'in, önümüzdeki ay Pekin'e yapacağı ziyaret öncesinde Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile görüşmesi planlandı. Šefčovič, Ekim ayının ikinci haftasında gerçekleşmesi beklenen Çin seyahatine kadar ticarette dengeyi yeniden kurma konusunda olumlu sonuçlar beklediğini belirtti. Avrupa Birliği, geçtiğimiz Ekim ayında Çin menşeli elektrikli otomobillere %45'e varan oranlarda sübvansiyon karşıtı vergiler uygulamış, buna karşılık Pekin de AB'nin bazı ürünlerine misilleme vergileri getirmişti. Ancak sadece %10'luk sabit bir gümrük vergisine tabi olan Çin hibrit otomobil ithalatında dikkat çekici bir artış yaşandı. Temmuz 2026'da 50 bin araca ulaşan hibrit ithalatı, Ekim 2024'teki 3 bin 800 araçlık seviyesinden 10 kattan fazla bir sıçrama gösterdi. Bu durum, Volkswagen gibi Avrupalı otomobil üreticilerinin de hibrit araçlara benzer cezalandırıcı vergiler talep etmesine yol açtı. Almanya ve Fransa gibi kilit ülkelerde, Çin'de üretilen araçlara karşı daha sert tedbirler alınması yönünde ortak bir eğilim gözlemleniyor. Kimya, otomotiv ve çelik gibi sektörler, Çin'in rekabetçi politikaları karşısında zorlandıklarını belirtirken, Pekin ise yerli üretimi destekleyen "Made in China" politikalarını savunduğunu ve AB'nin ihracat kontrollerini kaldırmasını talep ediyor.