Avrupa Parlamentosu'ndan Türkiye'deki Gözaltılara Tepki: Değirmenci'nin Sözleri Yankı Buldu
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor, son dönemde Türkiye'deki insan hakları ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılara ilişkin endişelerini dile getirdi. Amor, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi üyesi ve LGBTİ+ aktivisti İrfan Değirmenci'nin, son gözaltı ve tutuklamalara yönelik yaptığı ve büyük yankı uyandıran bir paylaşımını kendi sosyal medya hesabından alıntıladı. Değirmenci'nin, çevresindeki kişilerin kelepçelenerek götürülmesine dair dile getirdiği duygular, Amor tarafından Türkiye'deki milyonlarca insanın içinde bulunduğu ruh halinin bir yansıması olarak değerlendirildi.
İrfan Değirmenci'nin alıntılanan paylaşımında, mevcut siyasi atmosferde hissedilen korku ve tedirginlik derinlemesine ele alınıyor. Değirmenci, "Önümden kelepçeyle geçiriliyor arkadaşlarım. Ben niye hala dışardayım?" sorusuyla, adaletsizlik karşısındaki çaresizliğini ve sorgulamasını ifade ediyor. Kendisinin hala dışarıda olmasını, adeta bir Roma imparatorunun sıkıştığında köleleri aslanlara atması metaforuyla açıklayan Değirmenci, bu durumun bir 'temaşa' malzemesi haline getirilmesine sitem ediyor. Paylaşımında, sıradan vatandaşların dahi kişisel hesaplarının kapatılma endişesi taşıdığına dikkat çekerek, hayatın başlı başına bir meydan okumaya dönüştüğünü vurguluyor.
Değirmenci, paylaşımının ilerleyen bölümlerinde, gazete manşetlerinde yer alan LGBTİ+ karşıtı söylemleri ve bu söylemlerin geniş kitleleri nasıl tehdit olarak algılamasına yol açtığını anlatıyor. Birkaç kriminal olayın genelleştirilerek yüz binlerce insana 'sıra sizde' mesajı verildiğini belirten Değirmenci, evini toplama ihtiyacı hissetmesini ironik bir dille aktarıyor. Müstehcenlik suçlamalarıyla karşılaşmamak için dolabındaki kıyafetlerini, hatta telefonundaki galeriye kaydettiği gelir vergisi ödeme hatırlatıcısını bile kontrol etme gereği duyduğunu dile getiriyor. Kendi ödediği vergilerle alınan kelepçelerle götürülme ihtimalini sorgularken, seçmek istediği rengi bile espriyle karışık bir şekilde ifade ediyor.
Paylaşımının sonunda ise, asıl sorumluların vergi kaçıranlar, insanları suça sürükleyenler, gerçek suç örgütleri ve üçkağıtçılar olduğunu belirten Değirmenci, kendisi gibi direnenlerin zulüm karşısında dimdik durduğunu vurguluyor. Zulme direnenlerin yanında yer aldığını ve aslanların, alkış tutan komşuların karşısında durduğunu ifade ediyor. Tarihin kendisini de direnenler safında yazmasını dileyen Değirmenci, varsa hakkının okuyana ve ses çıkarana helal olduğunu belirtiyor. Son olarak, şair Arkadaş Zekai'nin şiirinden alıntılar yaparak, yaşamın karmaşıklığına, sevgiye, ölüme ve direnişe dair felsefi bir derinlik katıyor.