Avrupa'nın Sınır Kapıları Alarm Veriyor: Yeni Sistem Turizmi Tehdit Ediyor
Dünya

Avrupa'nın Sınır Kapıları Alarm Veriyor: Yeni Sistem Turizmi Tehdit Ediyor

2

Yeni bir döneme hazırlanan Avrupa seyahat ve turizm dünyası, kapıda büyük bir belirsizlikle karşı karşıya. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), Avrupa Birliği'nin hayata geçirmeyi planladığı yeni Schengen Giriş/Çıkış Sistemi'nin (EES) potansiyel olumsuz etkileri konusunda endişelerini dile getirerek, politika yapıcıları acil önlemler almaya çağırdı. Kurumun yaptığı açıklamalara göre, bu yeni sistemin hazırlıksız bir şekilde devreye alınması, Avrupa'nın sınır kapılarında kaosa yol açabilir, milyonlarca potansiyel turistin seyahatten vazgeçmesine neden olabilir ve kıtanın turizm gelirlerinde milyarlarca dolarlık bir düşüşe sebep olabilir. Bu durumun, Avrupa'nın küresel turizmdeki rekabet gücünü ciddi şekilde sarsmasından endişe ediliyor.

Uluslararası Havaalanları Konseyi (ACI) Avrupa, Avrupa Havayolları (A4E) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) gibi sektörün önde gelen kuruluşlarıyla birlikte yayımlanan ortak bir mektupta, EES'nin sorunsuz bir şekilde uygulanabilmesi için atılması gereken kritik adımlar sıralandı. WTTC, olası aksaklıkların önüne geçmek adına üç temel maddeye odaklanılmasını öneriyor. İlk olarak, dijital altyapının güçlendirilmesi ve yolcuların seyahatlerinden önce biyometrik bilgilerini kaydedebilecekleri "Travel to Europe" gibi uygulamaların daha yaygın hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu adımın, sınır geçişlerindeki yoğunluğu azaltacağı ve süreci hızlandıracağı düşünülüyor.

İkinci olarak, yeni sınır prosedürlerinin uluslararası düzeyde, özellikle de önemli turizm pazarlarında yaşayan yolcular tarafından doğru bir şekilde anlaşılması için kapsamlı bir bilgilendirme kampanyası yürütülmesi talep ediliyor. Yolcuların neyle karşılaşacaklarını bilmeleri, olası kafa karışıklıklarını ve yanlış anlamaları önleyecektir. Üçüncü ve son olarak, sınır kapılarındaki operasyonel hazırlığın en üst düzeyde olması gerektiği belirtiliyor. Yeterli sayıda personelin görevlendirilmesi, güvenilir ve modern ekipmanların kullanılması ve işlem süreçlerinin mümkün olduğunca basitleştirilmesi, hem biyometrik kayıtlarını önceden tamamlamış hem de tamamlamamış tüm yolcular için sorunsuz bir geçiş deneyimi sunacaktır.

Sektör temsilcileri, sınır güvenliğinin modern teknolojilerle desteklenmesini genel olarak olumlu karşılarken, mevcut planlamadaki eksikliklerin Avrupa turizminin geleceği üzerinde kara bulutlar oluşturabileceği konusunda hemfikir. Personel yetersizliği, teknolojik donanım eksiklikleri ve farklı birimler arasındaki koordinasyon sorunlarının, yolcuların sınır kapılarında saatlerce beklemesine yol açabileceği öngörülüyor. Yapılan bir araştırmaya göre, sınır geçişlerinde bekleme süresinin üç saati aşması durumunda, seyahat etmek isteyenlerin yaklaşık üçte biri planlarını iptal edebiliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, 2026 yılına kadar Avrupa'nın 41 milyon daha az turist ağırlayabileceği ve bunun sonucunda yaklaşık 45,4 milyar dolarlık devasa bir gelir kaybı yaşanabileceği tahmin ediliyor. Turizm sektörü, Avrupa ekonomisi için hayati bir öneme sahip olup, 2025'te yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir katkı ve 40,7 milyon kişilik istihdam sağlaması bekleniyor. Sınır geçişlerindeki olası aksaklıkların, bu büyük ekonomik potansiyeli doğrudan olumsuz etkileme riski taşıdığı belirtiliyor.

Paylaş

İlgili Haberler