Babacan'dan Davutoğlu Soruşturmasına Sert Tepki: İfade Özgürlüğüne Müdahale
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye'nin eski Başbakanlarından Ahmet Davutoğlu'nun, yaklaşık beş yıl önce kamuoyuna mal olmuş bazı sözleri nedeniyle hakkında başlatılan hukuki soruşturmaya sert bir dille tepki gösterdi. Babacan, bu gelişmeyi, ülkede ifade hürriyetinin ve demokratik siyasetin icra edildiği alanın kasıtlı olarak daraltılması ve engellenmesi olarak yorumladı.
Sosyal medya platformu üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada Babacan, Davutoğlu'na yönelik başlatılan soruşturmanın zamanlamasını ve gerekçesini sorguladı. Davutoğlu'nun, ülkenin yetiştirdiği önemli bir aydın, saygın bir akademisyen ve geçmişte Dışişleri Bakanlığı ile Başbakanlık gibi kritik görevlerde bulunmuş bir devlet adamı olduğunu vurgulayan Babacan, onun yıllar önce sarf ettiği sözler nedeniyle şimdi soruşturmaya tabi tutulmasının, ifade özgürlüğü ve demokratik siyasetin ruhuna aykırı olduğunu belirtti.
Babacan, ayrıca, Sayın Davutoğlu'nun kendisi hakkında böyle bir soruşturma başlatıldığını ilk olarak basın aracılığıyla öğrenmiş olmasının, hukuki açıdan asla kabul edilemez bir durum olduğunu dile getirdi. Siyasetçilerin temel görevinin konuşmak, toplumu ilgilendiren konularda eleştirilerde bulunmak ve iktidarın politikalarını sorgulamak olduğunu hatırlatan Babacan, demokrasilerde iktidarların, gelen eleştirilere siyasi platformlarda, kürsülerde ve halkın önünde yanıt vermesi gerektiğini savundu. Bu tür bir diyalog ve hesaplaşma mekanizmasının, demokrasinin sağlıklı işlemesi için elzem olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin, siyasi görüşlerin ve eleştirilerin soruşturmalarla bastırıldığı bir ortam yerine, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği, yargının ise siyasi çekişmelerden ve hesaplaşmalardan tamamen uzak, bağımsız ve üstün bir konumda olduğu bir hukuk devleti modeline acilen ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Babacan, Ahmet Davutoğlu'na başlatılan bu soruşturma vesilesiyle kendisine tam destek ve dayanışma içinde olduğunu bildirdi. Babacan, eleştirilere karşı hoşgörülü, hesap vermekten kaçınmayan ve hukukun üstünlüğüne yürekten bağlı bir yönetim anlayışı için mücadeleye devam edeceklerini sözlerine ekledi.