Baltık Denizi'nde 80 Yıllık Tehlike: Kimyasal Mühimmat Sızıyor
Dünya

Baltık Denizi'nde 80 Yıllık Tehlike: Kimyasal Mühimmat Sızıyor

7

İkinci Dünya Savaşı'nın acı hatıraları, Baltık Denizi'nin derinliklerinde 80 yıldır sessiz bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Savaşın sona ermesinin ardından, yaklaşık 32 bin ton ağırlığında kimyasal mühimmat, dönemin askeri otoriteleri tarafından bu hassas deniz ekosistemine terk edildi. Zamanla korozyona uğrayan bu tehlikeli atıklar, günümüzde hem deniz canlıları hem de bölge halkı için ciddi riskler barındırıyor. Özellikle Danimarka'ya bağlı Bornholm Adası çevresinde yoğunlaşan bu durum, deniz çevresini koruma çalışmaları yürüten kurumların dikkatini çekiyor.

Baltık Denizi Deniz Çevresini Koruma Komisyonu (HELCOM) tarafından paylaşılan veriler, savaş sonrası Almanya'dan ele geçirilen kimyasal silah stoklarının önemli bir kısmının Sovyet askeri idaresince denize bırakıldığını ortaya koyuyor. Bu mühimmatların içerisinde hardal gazı (iprit), adamsit ve diğer tehlikeli kimyasallar bulunuyor. HELCOM raporlarına göre, yalnızca Bornholm Havzası'na yaklaşık 32 bin ton kimyasal mühimmatın bırakıldığı tahmin ediliyor. Bu miktarın içerisinde aktif harp maddesi olarak yaklaşık 11 bin tonluk tehlikeli kimyasal bulunuyor. Farklı bilimsel araştırmalar ve tarihsel kayıtlar ise bu miktarın 34 bin ila 50 bin ton arasında değişebileceğini öne sürüyor. Dönemin kayıt tutma zorlukları ve lojistik imkanları göz önüne alındığında, bu kimyasal atıkların yalnızca belirlenen bölgelere değil, geniş bir alana yayıldığı düşünülüyor.

Deniz tabanında yıllarca bekleyen ve çoğunlukla 250 kilogramlık bombalar ve top mermileri içinde muhafaza edilen bu kimyasal maddeler, deniz suyunun aşındırıcı etkisiyle zamanla sızmaya başlıyor. Özellikle 80 ila 100 metre derinlikteki soğuk sularla temas eden hardal gazı gibi maddeler katılaşarak zaman zaman balıkçıların ağlarına takılıyor veya kıyı şeritlerine vuruyor. Bu durum, balıkçılık faaliyetlerini doğrudan etkilerken, denize kıyısı olan yerleşim yerleri için de potansiyel bir tehlike arz ediyor. Kayıtlara geçen olaylar arasında, balıkçı ağlarına takılan kimyasal mühimmatların miktarının yıllar içinde arttığı görülüyor. Örneğin, 1991 yılında balıkçılar tarafından 103 farklı olayda 5 tondan fazla kimyasal mühimmat yüzeye çıkarılmıştı. Sadece Bornholm bölgesinde 1994-2012 yılları arasında ağlara takılan katılaşmış iprit miktarı yaklaşık 4 tona ulaşırken, 2000-2005 yılları arasında bölgede yıllık ortalama 1.110 kilogram mühimmatın çıkarıldığı rapor edildi. Hatta 1992'de Bornholm açıklarında patlamamış 250 kilogramlık bir hardal gazı bombası tespit edilmesi, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

Bu kimyasal kirliliğin deniz ekosistemi ve besin zinciri üzerindeki etkileri de bilim insanlarının yakın takibinde. Yapılan saha çalışmalarında, kimyasal mühimmatların bulunduğu alanların çevresindeki dip tortusunda kirlilik tespit edildi. Bölgede yaşayan balık türlerinde yapılan incelemelerde, arsenik bileşikleri ve hardal gazının bozunma ürünlerine rastlanması, bu tehlikeli maddelerin canlı yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini kanıtlar nitelikte. Sovyet dönemi arşivlerindeki eksiklikler nedeniyle döküm alanlarının kesin sınırlarının belirlenmesinde zorluklar yaşansa da, Danimarka makamları ve HELCOM işbirliği içinde bölgedeki izleme çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Balıkçılar için güvenlik önlemleri ve olası tehlikeleri bildirme protokolleri aktif olarak uygulanmaya devam ediyor. Bu 80 yıllık tehlike, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler