BHP'de Cinsel Taciz Patlaması: 113 Vaka Doğrulandı, 109 Kişi Kovuldu
Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden biri olan BHP'nin 2026 mali yılına ilişkin yıllık raporu, şirketin çalışma ortamındaki ciddi bir sorunu gün yüzüne çıkardı. Rapor, şirketin etik ve davranış kuralları çerçevesinde değerlendirdiği bildirimler arasında 113 cinsel taciz vakasının doğrulandığını ve bu vakalarla bağlantılı 109 kişinin işten çıkarıldığını, görevden uzaklaştırıldığını veya istifa ettiğini ortaya koydu. Bu rakamlar, şirketin toplam bildirimlerinde bir düşüş yaşanmasına rağmen, cinsel taciz gibi hassas konularda doğrulanan olayların arttığına işaret ediyor.
BHP'nin yıllık raporunda, şirketin iş yeri davranışlarıyla ilgili oluşturulan kanallara toplam 2 bin 563 adet bildirim ulaştığı belirtildi. Bu bildirimlerin önemli bir kısmını, yani yüzde 44,4'ünü saygısız davranışlar, taciz ve zorbalıkla ilgili şikayetler oluşturdu. Cinsel taciz bildirimlerinin payı ise toplamın yüzde 14,8'ine denk geldi. Şirket, cinsel taciz bildirim sayısının bir önceki mali yıl olan 2025'te 429 iken, 2026'da 380'e gerilediğini kaydetti. Ancak bu düşüşe rağmen, soruşturmalar sonucunda doğruluğu kanıtlanan cinsel taciz vakalarının sayısı 102'den 113'e yükseldi. Bu durum, bildirilen olayların sayısındaki azalmanın, iş yerindeki sorunların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini gösteriyor.
Doğruluğu teyit edilen 113 cinsel taciz vakası, BHP'nin küresel çapta yürüttüğü maden sahaları, ofis binaları ve şirketle bağlantılı iş yeri dışındaki etkinlikleri de kapsayan geniş bir coğrafyada meydana geldi. Şirket, bu vakaların hangi ülke veya tesiste yoğunlaştığına dair detaylı bir coğrafi analiz paylaşmasa da, raporun önemli bir bulgusu, cinsel taciz bildirimlerinin yüzde 56'sının, çalışanlar adına yöneticiler ve ekip liderleri tarafından sisteme kaydedilmiş olması. Bu durum, üst düzey pozisyonlardaki kişilerin de bu tür olaylarda rol alabileceğini veya bu olaylara tanıklık ettiğini gösteriyor. Öte yandan, ırkçı taciz vakaları nedeniyle de 22 çalışanın işten çıkarıldığı, görevden uzaklaştırıldığı veya kendi isteğiyle ayrıldığı bilgisi rapora eklendi.
Doğrulanan 113 cinsel taciz vakasının detayları incelendiğinde, 38 vakanın cinselleştirilmiş veya uygunsuz fiziksel temasla ilgili olduğu anlaşıldı. Toplam 18 vaka, cinsel içerikli saldırgan yorumlar, ısrarlı takip, istismara zemin hazırlama veya görüntü temelli taciz kategorilerine dahil edildi. Geriye kalan 56 vaka ise cinsel içerikli sohbetler ve şakalar gibi daha geniş bir taciz biçimi yelpazesini kapsadı. Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise, cinsel saldırı olarak sınıflandırılan herhangi bir olayın bu 113 vaka arasında yer almadığı bilgisidir. Şirket, her bildirimin resmi soruşturmaya dönüşmediğini de belirtti; 71 cinsel taciz bildirimi, eğitim, arabuluculuk veya yöneticilerin müdahalesi gibi soruşturma dışı yöntemlerle ele alındı. 104 bildirim ise yetersiz bilgi veya mağdurun soruşturma talebinde bulunmaması gibi nedenlerle incelenemedi.
Bu raporun yayımlandığı dönem, Avustralya'nın uzak maden bölgelerindeki çalışma koşullarına yönelik tartışmaların yoğunlaştığı bir zamana denk geldi. Uçakla erişilen ve çalışanların haftalarca aynı ortamlarda yaşayıp çalıştığı bu tesislerde, fiziksel izolasyon, erkek egemen çalışma kültürü, katı hiyerarşi ve yöneticilere olan bağımlılık gibi faktörlerin cinsel taciz riskini artırdığı daha önceki incelemelerde ortaya konmuştu. Avustralya Eşit Fırsatlar Komisyonu verileri, madencilik sektöründeki çalışanların önemli bir bölümünün (%40) son beş yıl içinde cinsel tacize maruz kaldığını gösteriyor. BHP, Rio Tinto ve Fortescue gibi büyük şirketler, uzak maden sahalarındaki çalışma kültürleri nedeniyle toplu davalarla karşı karşıya bulunuyor. Şirketler, Etik ve Soruşturmalar ekibi aracılığıyla şikayetleri değerlendirirken, mağdurlara destek sağlandığını ve süreçlerin kişisel tercihlere göre yönetildiğini belirtiyor. Bu olaylar zinciri, madencilik sektöründe çalışanların güvenliğinin sadece fiziksel risklerden ibaret olmadığını, iş yeri kültürü ve psikolojik iyilik halinin de en az fiziksel güvenlik kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.