Bingöl'de Tarım Arazisi Tartışması: Köylü Mera Hakkı Yok, Şirkete 820 Dönüm
Gündem

Bingöl'de Tarım Arazisi Tartışması: Köylü Mera Hakkı Yok, Şirkete 820 Dönüm

33

Bingöl İl Genel Meclisi'nde son dönemde alınan bir karar, kentteki tarım arazilerinin kullanımı konusunda önemli bir tartışmayı alevlendirdi. Kılçadır Köyü sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 820 dönümlük bir kamu arazisinin, yem bitkisi üretimi amacıyla özel bir şirkete tahsis edilmesine yönelik teklifin gündeme gelmesi, yerel halk ve siyasetçiler tarafından sert tepkiyle karşılandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Genel Meclis Üyesi Burhan Becerikli, bu duruma yönelik, "Sermayenin çıkarları gözetilirken, kendi köylümüzün ihtiyaçları neden göz ardı ediliyor? Kendi insanımıza bu kadar mı değer veriyoruz?" şeklinde sert bir eleştiride bulundu.

Eylül ayı içerisinde yapılan Bingöl İl Genel Meclisi toplantılarında ele alınan teklif, kamuya ait geniş arazilerin özel şirketlerin kullanımına açılması uygulamasının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. CHP'li Meclis Üyesi Burhan Becerikli, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Kılçadır Köyü sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 820 dönümlük arazinin, yem bitkisi yetiştiriciliği faaliyetleri için Sütaş Anonim Şirketi'ne tahsis edilmesinin öngörüldüğünü belirterek, bu kararın bölgedeki yerel üreticiler ve hayvancılıkla uğraşan köylüler üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler nedeniyle şiddetle karşı çıktıklarını ifade etti.

İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü tarafından hazırlanan teklif doğrultusunda İl Genel Meclisi'nin gündemine taşınan planlamaya göre, Kılçadır Köyü'nde tescil harici statüsünde bulunan 80,85 hektarlık alan ile mevcut haliyle kullanılan 1,65 hektarlık arazi, Sütaş Anonim Şirketi'ne tahsis edilmek üzere imar planlarına işleniyor. Bu iki alanın birleştirilmesiyle toplamda yaklaşık 82,5 hektarlık, yani yaklaşık 825 dönümlük devasa bir arazinin yem bitkisi üretimi için kullanılması planlanıyor. Bu büyüklükteki bir alanın, yaklaşık 110 standart futbol sahasına denk geldiği hesaplanıyor.

Bölgede hayvancılık faaliyetleriyle geçimini sağlayan çiftçilerin, son yıllarda artan yem fiyatları ve giderek azalan mera alanları nedeniyle büyük bir ekonomik baskı altında olduğunu vurgulayan Burhan Becerikli, yerel üreticinin devletten destek beklediği bir dönemde, böylesine geniş bir kamu arazisinin tek bir özel şirkete tahsis edilmesinin, bölge halkının ve küçük ölçekli besicilik yapanların geleceğini ciddi şekilde tehlikeye atacağını savundu. Becerikli, "Kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışan yerel üreticimiz destek beklerken, bu denli büyük kamu arazilerinin bir anda özel şirketlerin kullanımına açılması akıl alır gibi değildir ve kabul edilemez." şeklinde konuştu. Yurttaşların, "Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarımızı nerede otlatacağız?" şeklindeki feryatlarına da değinen Becerikli, kamu arazilerinin kullanımında önceliğin her zaman bölgede yaşayan köylüler ve yerel üreticiler olması gerektiğini belirtti. Becerikli, "Kendi toprağımız üzerinde mülksüzleştirilip, tamamen başka şirketlere muhtaç hale mi getirileceğiz? Bu meclis üyeleri, halkın temsilcileri olarak kimin menfaatini savunmak için orada bulunuyorlar? Sermayenin çıkarları için mi, yoksa kendi köylümüzün refahı için mi karar alacaklar? Bu durum 'Sermayeye her şey mübah, köylüye ise hiçbir şey yok' demektir." diyerek tepkisini dile getirdi. Söz konusu teklifin İmar ve Bayındırlık Komisyonu'ndan geçtiğini ancak İl Genel Meclisi'nin nihai karar mercii olduğunu hatırlatan Becerikli, tüm meclis üyelerine seslenerek, kamu yararının her şeyin üstünde tutulması gerektiğini vurguladı. Meclis üyelerinin, şirketlerin değil, bölgede yaşayan köylülerin ve çiftçilerin haklarını savunması gerektiği çağrısında bulunan Becerikli, "Bu teklife kesinlikle 'hayır' oyu verilmesini talep ediyoruz. Bizler, her zaman köylünün ve çiftçinin yanında olmaya devam edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

Paylaş

İlgili Haberler