Binlerce Pet Şişeyle Çöl Koşullarına Dayanıklı Evler İnşa Edildi
Cezayir'in Sahra (Sahravi) mülteci kamplarında yaşayan mühendis Tateh Lehbib Breica, bölgedeki barınma sorununa yenilikçi bir çözüm getirdi. Kerpiçten yapılan geleneksel konutların şiddetli yağışlar karşısında hasar görmesi üzerine harekete geçen Breica, atık plastik şişeleri kullanarak çevre koşullarına son derece dayanıklı yapılar inşa etti. Bu proje, hem düşük maliyetli inşaat tekniklerini öne çıkarıyor hem de büyük miktarda plastik atığın ekonomiye kazandırılmasını sağlıyor.
Tateh Lehbib Breica, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanında aldığı eğitimle edindiği bilgi birikimini, yaşadığı bölgenin ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirmek için kullandı. Başlangıçta büyükannesinin evindeki bir teras bahçesi için düşündüğü bu yöntemde, plastik şişelerin içini kum ve samanla doldurarak sağlam yapı taşları haline getirdi. Her bir evin dairesel duvarlarının inşası için yaklaşık altı bin adet doldurulmuş plastik şişeden yararlanıldı. Üst üste yığılarak kalın duvarlar oluşturan bu yapıların üzeri, çimento ve kireç karışımıyla kaplandıktan sonra, güneş ışınlarını yansıtarak ısı emilimini azaltması amacıyla beyaza boyandı.
Evlerin dairesel mimarisi, Sahra Çölü'nün yıl boyunca hakim olan güçlü rüzgarlarına karşı yapısal bütünlüğü korumak üzere özel olarak tasarlandı. Kumla doldurulmuş kalın duvarlar, geleneksel kerpiç yapılara kıyasla yağmur sularının sızmasını engelleme ve sıkça yaşanan kum fırtınalarına karşı daha etkili bir koruma sağlama özelliklerine sahip. Bu yenilikçi yaklaşım, aynı zamanda coğrafi izolasyon nedeniyle geleneksel yapı malzemelerinin temininde yaşanan zorluklar ve yüksek maliyetler göz önüne alındığında, kamplardaki plastik atık birikimini azaltma konusunda da önemli bir rol oynuyor.
İnsani yardım kuruluşlarının desteğiyle yürütülen proje, inşaat aşamasında mülteci topluluğunun aktif katılımını gerektirdi. Plastik şişelerin toplanması, ayrıştırılması ve doldurulması gibi süreçler, kolektif bir çalışma kültürüyle gerçekleştirildi. Başlangıçta yirmi beş konut hedeflenirken, kaynakların verimli kullanılması sayesinde bu sayı yirmi yediye ulaştı. Yeni inşa edilen konutlar, öncelikli olarak yaşlılar, düşük gelirli aileler ve kamptaki hassas durumdaki bireyler gibi kırılgan gruplardan yaklaşık elli mültecinin kullanımına sunuldu. Bu proje, bölgedeki konut sorununu tamamen ortadan kaldırmasa da, zorlu iklim ve ekonomik kısıtlamalar altındaki bölgeler için sürdürülebilir bir adaptasyon ve geri dönüşüm modeli olarak dikkat çekiyor.