Brezilyalı Avukattan Akılalmaz İddia: Ünlüler Kaçırıldı, Yerlerine Klonları Konuldu
Brezilya'da hukuk camiası, benzeri görülmemiş bir davayla çalkalanıyor. Kelmo Martins Bandeira adlı bir avukat, Federal Yüksek Mahkeme'ye (STF) sunduğu dilekçeyle, aralarında futbolcu Vinícius Júnior, teknoloji devi Microsoft'un kurucusu Bill Gates ve sosyal medya platformu Meta'nın CEO'su Mark Zuckerberg gibi küresel çapta tanınan pek çok ismin kaçırıldığını ve yerlerine laboratuvar ortamında üretilmiş klonlarının yerleştirildiğini iddia etti. Bu olağanüstü iddialar, bilim kurgu senaryolarını aratmazken, avukatın talepleri de dikkat çekiyor.
Avukat Bandeira, STF Bakanı ve Başkanı Edson Fachin'e sunduğu başvuruda, Federal Polisi'nin acilen harekete geçerek sözde "uluslararası klonlama ve zihin kontrolü örgütü" hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatmasını talep etti. Dilekçede, "666" ve "Babil" olarak adlandırılan gizemli bir şebekenin, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, Vinícius Júnior, Bill Gates ve Mark Zuckerberg gibi kamuoyunca yakından tanınan şahsiyetleri alıkoyduğu öne sürüldü. Bandeira, bu kişilerin genetik yapılarının değiştirilerek, gerçek kimliklerinin yerine laboratuvarlarda üretilen birebir benzerlerinin konulduğunu iddia etti. Hatta davacı avukat, dilekçesine sonradan dahil ettiği yeni şüpheliler grubunu, İncil'deki ihanet figürü Yahuda İskariot'a atıfta bulunarak "Yahuda İskariot" olarak isimlendirdi.
Avukat Bandeira'nın sunduğu dava dilekçesinde, iddialarını destekleyecek herhangi bir bilimsel rapor, teknik analiz veya somut bir delil bulunmaması dikkatlerden kaçmadı. Bu durum, davanın ciddiyetini ve hukuki dayanaktan yoksunluğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen Bandeira, taleplerini sadece bir soruşturma açılmasıyla sınırlı tutmadı. Davacı avukat, iddia edilen mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, süreç kesin olarak sonuçlanana kadar, milyarlarca dolarlık cirolara sahip bazı dev şirketlerin elde ettiği kâr marjlarından belirli oranlarda pay talep etti. Bu şirketler arasında Meta (Facebook ve Instagram'ın ana şirketi), Microsoft, Ambev, Grupo Mateus, Gerdau, ExxonMobil ve Friboi gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren kuruluşlar bulunuyor. Bandeira, bu şirketlerin aylık net gelirlerinin yüzde 1, yüzde 1,3 veya yüzde 2'lik kısmının, geçici tazminat ve nafaka adı altında kendisine aktarılmasını istedi.
Hukuk otoriteleri ve uzmanlar, bu tür temelsiz ve mantık dışı iddialara dayanan davaların, Brezilya yargı sistemi tarafından hızla reddedilmesini bekliyor. Mevcut yasalar, hukuki hiçbir zemini olmayan ve "saçma" olarak nitelendirilebilecek davaların, mahkemelerce derhal sonlandırılmasına olanak tanıyor. Dahası, eğer avukat Bandeira'nın, yargı sistemini bu denli temelsiz iddialarla meşgul ederek kötüye kullandığı kanıtlanırsa, kendisinin ciddi para cezalarıyla ve "kötü niyetli dava açma" (litigância de má-fé) olarak bilinen hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel görünüyor. Bu durum, Brezilya hukuk tarihinde emsali az görülen bir vaka olarak kayıtlara geçebilir.