Bülent Arınç'tan eski Bakan Mumcu'ya FETÖ iddiasına sert yanıt
Gündem

Bülent Arınç'tan eski Bakan Mumcu'ya FETÖ iddiasına sert yanıt

3

Eski Adalet Bakanı ve AK Parti'nin önde gelen isimlerinden Bülent Arınç, eski bakanlardan Erkan Mumcu'nun son günlerde yaptığı ve kendisi ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü hedef aldığı iddialara karşı sert bir açıklama yaptı. Mumcu'nun, 2007 yılında Abdullah Gül ve Bülent Arınç'ın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile işbirliği yaparak dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı bir kumpas kurduğu yönündeki sözleri, Arınç tarafından kesin bir dille yalanlandı.

Sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede Arınç, Erkan Mumcu ile 20 yıldır hiçbir iletişiminin olmadığını ve bu nedenle kendisini muhatap almak istemediğini vurguladı. Ancak, şahsı ve Abdullah Gül'ün hedef alınması nedeniyle birkaç cümle sarf etme gereği duyduğunu belirtti. Arınç, Mumcu'nun iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve bu konuda Şamil Tayyar'ın yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak teşekkür etti. Mumcu'nun geçmişte AK Parti'den milletvekili ve bakanlık yaptığını hatırlatan Arınç, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Prof. Dr. Beşir Atalay'ı Milli Eğitim Bakanlığı için kabul etmediği, sonrasında Erkan Mumcu'nun bu göreve getirildiği bilgisini paylaştı. Mumcu'nun ardından Hüseyin Çelik'in Milli Eğitim Bakanlığına gelmesiyle Mumcu'nun Kültür Bakanlığı görevine geçtiğini anlatan Arınç, bu dönemde Mumcu'yu daha yakından tanıdığını ifade etti.

Bülent Arınç, Erkan Mumcu'nun iki yıl sonra AK Parti'den istifa ederek, CHP'li ve MHP'li bazı milletvekillerini de yanına alarak Anavatan Partisi'nde grup kurup genel başkan olmasını 'çok garip' olarak niteledi. Bu durumun kendilerini şaşırttığını ve kendisine değer veren bir partiye karşı böyle bir hamleyi kimsenin beklemediğini dile getirdi. Arınç, o dönemde askeri vesayet zihniyetini taşıyan bazı çevrelerin, AK Parti'nin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın başarılı hizmetlerini engellemek amacıyla Anavatan Partisi'ni bir manivela olarak kullanmak isteyebileceği yönündeki konuşmaları hatırlattı. Mumcu'nun bu hareketinin, bu tür düşünceleri destekleyen bir adım olarak görülebileceğini ima etti.

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili de açıklamalarda bulunan Arınç, Erkan Mumcu'nun bu konudaki açıklamalarının 'büyük bir yalan' olduğunu söyledi. Arınç, Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekilleri, teşkilatlar ve kanaat önderleriyle yaptığı istişarelerin ardından son istişareyi kendisiyle yaptığını ve Abdullah Gül'ün adaylığı konusunda anlaştıklarını detaylandırdı. Bu kararın tüm milletvekilleri tarafından coşkuyla karşılandığını ve Erdoğan'ın konuşmasındaki samimiyetin hala hissedildiğini belirtti. Arınç, o dönemde ortaya atılan 'Millî Görüşçüden cumhurbaşkanı olmaz' ve 'Eşi başörtülü olan aday olamaz' gibi söylemler ile 27 Nisan Bildirisi ve 367 garabetine değindi. Erkan Mumcu'nun, Meclise girmeyerek Doğru Yol Partisi ile birlikte bu süreçte yer aldığını ve grubunu odaya kilitleyerek oy kullanmama kararı aldırdığını iddia etti. Ancak Doğru Yol Partisi'nden Ümmet Kandoğan ve Mehmet Eraslan ile CHP'den Esat Canan'ın partilerinin kararına rağmen demokrasiye katkı sağlamak amacıyla oylamaya katıldığını anlattı. Anayasa Mahkemesi'nin 367'nin bulunamadığına dair kararıyla Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamadığını, ancak bu sürecin ardından erken genel seçim kararı alındığını ve halkın cumhurbaşkanını seçmesi kararının pekiştiğini vurguladı. Arınç, Erkan Mumcu'nun bu süreçte 'Artık cumhurbaşkanını halk seçsin' gibi bir çıkışının veya desteğinin kesinlikle görülmediğini ve bu yöndeki yorumların tamamen yalan olduğunu kesin bir dille ifade etti. 2007 seçimlerinde AK Parti'nin büyük bir başarı elde ettiğini ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin sorunsuz yapıldığını hatırlatan Arınç, Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar'ın Demokrat Parti'yi kurma girişimlerinin başarısız olduğunu ve 2007 sonrası Türk siyasetinde ağırlıklarının kalmadığını söyledi. Arınç, 2007 Ağustos'undan sonra kendisiyle veya arkadaşlarıyla Erkan Mumcu arasında hiçbir temas olmadığını belirtti. Mumcu'nun siyasi hayatını gözyaşlarıyla noktaladığını hatırlatan Arınç, askerlerin kendisini zorladığı ve 'Bu kişi kesinlikle cumhurbaşkanı olmayacak' dediği yönündeki rivayetlerin Ankara'da dolaştığını, ancak işin doğrusunu Mehmet Ağar'ın da bileceğini söyledi. Arınç, Mumcu'nun açıklamalarını bir 'hezeyan' olarak nitelendirerek, bu hareketin altında kendisinin ve Abdullah Gül'ün yıpratılmak istenmesi, bazı kanalların Mumcu'yu kullanma amacı veya maddi sebeplerin yatıyor olabileceği ihtimalini dile getirdi.

Paylaş

İlgili Haberler