Çalıştıkça Azalan Emekli Maaşı: Sistemdeki Çelişki Masaya Yatırıldı
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) emekli aylığı hesaplama ve güncelleme mekanizması, milyonlarca çalışanın beklentileriyle çelişen bir tablo ortaya koyuyor. Mevcut sistemde, daha uzun süre çalışıp daha yüksek prim ödeyen sigortalıların, gelecekte alacakları emekli maaşının artacağı yönündeki genel kanının aksine, maaşlarında erime yaşanabildiği belirtiliyor. Bu durum, çalışma hayatındaki bireyler arasında ciddi bir kafa karışıklığına ve sisteme olan güvenin sarsılmasına neden oluyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Uzmanı Özgür Erdursun, sistemin işleyişindeki temel sorunları ve takvim yılı değişimlerinde ortaya çıkan kayıpları ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Erdursun'a göre, prime esas kazancın yüksek olması ve çalışmaya devam etmenin aylığa olumlu yansıyacağı düşüncesi, yıl geçişlerinde kullanılan güncelleme katsayıları nedeniyle yanıltıcı olabiliyor. Uzman, "Çalışıyorsunuz, prim ödüyorsunuz; ay ay artan emekli aylığı yıl değişince düşebiliyor. Emeklilik sistemindeki en büyük çelişkilerden biri tam olarak burada ortaya çıkıyor." ifadeleriyle durumu özetliyor.
Özgür Erdursun, 2026 yılı için öngörülen brüt asgari ücret üzerinden yaptığı hesaplamalarla bu çelişkiyi somutlaştırıyor. Belirli bir kazanç seviyesinin üzerinde bir aylık ilave çalışmanın, kağıt üzerinde emekli aylığına belirli bir katkı sağladığı görülse de, yıl geçişlerindeki güncelleme katsayı farkları bu katkıyı önemli ölçüde azaltabiliyor. Örneğin, asgari ücretin üç katı üzerinden prim ödeyen bir sigortalının bir yıl daha çalışarak aylığına yaklaşık 2.400 TL ek katkı sağladığı varsayılsa bile, emeklilik başvurusunun bir sonraki takvim yılına sarkması durumunda, bu kazancın önemli bir kısmı hesaplama farkları nedeniyle ortadan kalkabiliyor. Geçmiş yıllardaki güncelleme farklarının yüzde 17 ile yüzde 31 arasında değiştiği ve gelecekte de benzer kayıpların yaşanma ihtimalinin bulunduğu belirtiliyor.
Erdursun, bu durumun sadece yüksek gelirli çalışanları değil, asgari ücretle çalışanları da etkilediğini vurgulayarak, emeklilik hakkını kazanmış ancak çeşitli nedenlerle emekliliğini erteleyen veya yaş haddini bekleyen sigortalıların da benzer mağduriyetler yaşadığına dikkat çekiyor. Emekli olamadığı için çalışmaya devam eden ve prim ödeyen bireylerin, yıl geçişlerindeki hesaplama farkları nedeniyle gelecekteki emekli aylıklarında bir kayıp riskiyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor. Bu noktada, sistemin temel amacının sorgulanması gerektiğini belirten Erdursun, "Türkiye’nin ihtiyacı, insanları bir an önce emekli olmaya yönelten değil; çalışmayı, üretmeyi ve daha fazla prim ödemeyi özendiren bir emekli aylığı hesaplama sistemidir." diyerek, köklü bir reformun şart olduğunu dile getiriyor. Mevcut sistemin, çalışanı cezalandıran bir yapıya sahip olduğunu ve bu durumun değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.