Cam Balkonlar Yargıdan Dönüyor: Tek Şikayetle Sökülecek!
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte evlerinde yenileme ve tadilat çalışmalarına girişen pek çok kat maliki için önemli bir gelişme yaşanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları,apartman ve sitelerde ruhsatsız veya komşu rızası alınmadan yapılan cam balkon uygulamalarına karşı ciddi yaptırımlar getirmeyi hedefliyor. Mevcut yasal düzenlemeler ve bakanlığın güncel çalışmaları, gerekli izinler ve onaylar olmadan gerçekleştirilen bu tür yapısal değişikliklerin 'kaçak yapı' statüsüne gireceğini ve tek bir komşunun şikayetinin dahi bu yapıların sökülmesine yol açabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Bakanlığın üzerinde titizlikle çalıştığı yeni düzenleme, apartman ve site yaşamının temelini oluşturan Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) hükümlerini de dikkate alarak, ortak alanlarda yapılacak her türlü müdahalede şeffaflık ve hukuki uyumluluğu önceliklendiriyor. Yönetmelik taslağı, cam balkon sistemlerinin montajından çatı teraslarının tadilatına kadar geniş bir yelpazedeki yapısal işlemleri, belirli standartlara bağlama ve resmi ruhsat süreçlerine tabi tutma amacı taşıyor. Bu kapsamda, ruhsat gerektiren işlemlerin kapsamının genişletilmesi ve izinsiz gerçekleştirilen yapılaşmalara karşı uygulanan cezai yaptırımların daha caydırıcı hale getirilmesi öngörülüyor. Bu yeni düzenlemeler, apartman ve site sakinlerinin huzurunu ve ortak yaşam alanlarının bütünlüğünü korumayı amaçlıyor.
Yargıtay'ın emsal niteliğindeki kararları, apartmanların dış cepheleri ve balkonları gibi alanları, tüm kat maliklerinin ortak mülkiyetinde kabul ediyor. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca, bu ortak alanlarda yapılacak herhangi bir inşaat, onarım veya değişiklik işlemi için kat maliklerinin en az beşte dördünün (yüzde sekseninin) yazılı onayının alınması yasal bir zorunluluk olarak belirtiliyor. Dolayısıyla, yapının orijinal mimari projesinde yer almayan ve kat maliklerinin yüzde sekseninin onayını alamamış cam balkon uygulamaları, hem mimari projeye aykırılık teşkil ediyor hem de hukuki açıdan geçerliliğini yitiriyor. Bu durum, cam balkon sisteminin katlanır veya sürme mekanizmasına sahip olmasından bağımsız olarak, yapının kaçak statüsüne düşmesine ve hukuki sonuçlar doğurmasına neden oluyor.
Apartman veya site yönetim planında, balkonların cam ile kapatılmasına dair açık ve net bir izin maddesi bulunmuyorsa, bu konuda mağduriyet yaşayan herhangi bir komşunun yargı yoluna başvurması, hukuki sürecin başlatılması için yeterli bir sebep olarak kabul ediliyor. Mahkemeler, mimari projeye aykırı bir şekilde gerçekleştirilen bu tür izinsiz uygulamalar hakkında, yapının 'eski hale getirilmesi' yani sökülmesi yönünde kararlar verebiliyor. Bu tür davalarda ortaya çıkan tüm yargılama masrafları ve söküm işlemleri için katlanılan giderler, kusurlu olan ve izinsiz uygulamayı yaptıran ev sahibinin sorumluluğuna bırakılıyor. Bu nedenle, yaz döneminde olası ciddi maddi kayıplar ve hukuki yaptırımlarla karşılaşmamak adına, tadilat yapmayı planlayan vatandaşların öncelikle apartmanlarının yönetim planını dikkatlice incelemeleri, ardından da tüm kat maliklerinden en az yüzde sekseninin ıslak imzalı yazılı onayını almaları büyük önem taşıyor. Ayrıca, belediyeden gerekli yapı ruhsatının alınması da süreci tamamlayıcı bir adım olarak öne çıkıyor.