Cemevinde Tansiyon Yükseldi: Kılıçdaroğlu'na Tepkiler ve Parti İçi Mücadele
İstanbul'daki Garip Dede Cemevi'nde düzenlenen On Muharrem Orucu programı, siyasi gerilimin artmasına sahne oldu. Başlangıçta planlanan ve büyük bir katılımın beklendiği Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyu, beklenmedik bir şekilde son anda iptal edildi. Bu gelişmenin ardından Kılıçdaroğlu'nun cemevindeki programa katılmayacağı öğrenildi. Ancak programın kendisi, beklenmedik sloganlarla gündeme oturdu.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in katıldığı etkinlikte, kalabalığın arasında ilerlemeye çalışırken bazı gruplardan 'Hain Kemal' şeklinde sloganlar yükseldi. Bu sloganlar, cemevindeki atmosferi bir anda değiştirdi ve siyasi tansiyonu artırdı. Yaşanan bu olayların ardından, parti yönetimi acil bir karar aldı. Gürsel Tekin'in yaptığı açıklamaya göre, cemevinde Kılıçdaroğlu'na yönelik protesto eylemlerine katıldığı tespit edilen 63 Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin partiyle ilişiği, tedbir kararıyla geçici olarak donduruldu.
Gürsel Tekin, konuyla ilgili yaptığı detaylı açıklamada, cemevlerinin kutsallığına ve siyasi çekişmelerden uzak tutulması gerektiğine vurgu yaptı. Tekin, 'Garip Dede Cemevi'nde yaşanan, inanç mekânlarının ruhuna, edebine ve erkânına aykırı görüntülere ilişkin yapılan değerlendirmeler sonucunda; görüntü, beyan ve fotoğraflardan tespit edilen 63 Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin parti üyelikleri tedbiren askıya alınmıştır' ifadelerini kullandı. Cemevlerinin birliğin, kardeşliğin ve toplumsal barışın mekânları olduğunu belirten Tekin, bu kutsal alanların siyasi hesaplaşmaların ve ayrıştırıcı söylemlerin sahnesi haline getirilemeyeceğini sert bir dille ifade etti. Toplumsal barışı zedeleyen ve Alevi toplumunun iyi niyetini siyasi amaçlarla kullanmaya çalışan davranışların karşılıksız kalmayacağını da sözlerine ekledi.
Özgür Özel ise cemevindeki konuşmasında, Alevi toplumunun tarih boyunca yaşadığı acılara ve bu topraklardaki yerine dikkat çekti. Özel, Alevi toplumunun her zaman mazlumun yanında yer aldığını ve zalime karşı durduğunu belirterek, Kurtuluş Savaşı'nda Mustafa Kemal Atatürk'e verilen manevi ve maddi desteği hatırlattı. Alevi vatandaşların eşit vergi ödemelerine rağmen aynı hak ve hizmetleri alamadığını vurgulayan Özel, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesinin bir haksızlık olduğunu söyledi. Aleviliğin bir kültür değil, bir inanç olduğunu ve semahın bir ibadet olduğunu dile getirdi. Madımak olayının utancıyla yüzleşilmesi gerektiğini belirten Özel, devletin Alevilere eşit davranması gerektiğini ve bu mücadelenin eşit vatandaşlık temelinde sürdürüleceğini ifade etti. Konuşmasında, partilerinin 'ağır saldırılar' altında olduğunu, operasyonlara, tehditlere ve cezaevlerine maruz kaldıklarını ancak bu zorluklara rağmen milletin vicdanına sığınarak mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Yolculuklarının bir parti mücadelesi değil, ülkenin birliği ve refahı için verilen bir mücadele olduğunu vurgulayan Özel, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli'nin sözlerini hatırlatarak, makam ve mevkiyi bir kenara bırakıp sadece millete inandıklarını söyledi. Bu yolda boyun eğmeyeceklerini, gerekirse baş vereceklerini ancak asla boyun eğmeyeceklerini ifade ederek, incinseler de incitmeyecekleri sözüyle konuşmasını tamamladı.